Devlette Avrasyacı rüzgârlar esiyor. Görünen o ki, 15 Temmuz darbe sürecinin faturası, büyük ölçüde Fethullah Gülen’i barındıran ABD’ye kesildi. NATO’dan çıkmak mı istersiniz, AB’yle ilişkileri sonlandırmak mı; hepsi konuşuluyor.
Gülen’in darbedeki rolü ve devletteki kadrolaşma konusunda başından beri Batı’ya dert anlatamama durumu var. Bunun bir nedeni, daha düne kadar Gülen cemaatinin Batı başkentlerindeki network’unun iktidar partisi tarafından adeta devletin PR ajansı gibi kullanılıyor olması.
Bir başka sıkıntı, Gülencilerin devlet ve askerdeki kadrolaşmasıyla ilgili 15 Temmuz’dan bu yana ortaya çıkan olguların, seküler bir Batılı tarafından ‘algılanamayacak’ ölçüde patolojik oluşu.
Batı ve Türkiye arasında karşılıklı algı aşınması, güven eksikliği var ve ne orada ne de burada kimse bu duruma neşter atmak niyetinde değil.