Anneannesini öldüren, Bedirhan Şener’in yargılandığı davada eski bakanlardan Abdüllatif Şener, “Son bir yıldır Meclis’te çalışıyordu. Bazen işe gitmeyi aksatırdı. Haberdar olurduk, amirlerinden ricacı olup izin kullandırıyorduk” dedi.

Şener, 31 Temmuz’da tartıştığı anneannesi Leyla Çetiner’i rehin almış, daha sonra silahla vurarak öldürmüştü.
Abdüllatif Şener oğlunun karşısındaki kişinin anneannesi olduğunu farkında olmadığını ve psikolojik sorunları olduğunu söylemişti. Ancak Bilkent Şehir Hastanesi’nin düzenlediği raporda şüphelinin cezai sorumluluğunu etkileyecek şiddet ve mahiyette akıl hastalığının ya da zayıflığının bulunmadığı, Türk Ceza Kanunu’nun ‘akıl sağlığıyla’ alakalı maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmişti.
8 Ağustos’ta Şener, ‘üst soya karşı kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanmıştı. Şener hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmişti.
Ankara’daki duruşmada tanık olarak dinlenen Abdüllatif Şener şöyle konuştu:
* Ben arabayı park etmekle meşgulken, Bedirhan kapıyı açar açmaz apartman boşluğuna doğru ateş etmiş. Son dönemde, zaman zaman gerçeklikle bağı kopuyordu. Hastanede yatarken odasına birilerinin girdiğini, zarar verdiğini söylüyordu. Doktorlarına sanrılar gördüğünü söyledim ama raporda belirtilmemiş. Kamera kayıtlarını saniye saniye taratıp böyle bir durumun olmadığını söylediler bana ama rapora geçmemişler.
* Geçmişinde de sanrılar, halüsinasyonlar görüyordu. İş ve aile düzeniyle ilgili problemleri vardı. Bu problemler zaman zaman iş yerine gitmemesine sebep oldu.
* Son bir yıldır Meclis’te çalışıyordu. Bazen işe gitmeyi aksatırdı. Haberdar olurduk, amirlerinden ricacı olup izin kullandırıyorduk. Olay günü de işe gitmemiş. Daha önce de parti grubunda çalışıyordu, orada da mesaiyi aksatıyordu, iş yükü de yoktu.
* Son günlerde korkuları vardı. Kendisinin öldürüleceği yönünde düşünceleri vardı. Biz tatildeyken eve gitmiş. Benim ruhsatlı silahımı aldığını öğrendim.
* Olay günü hem kendisini kontrol etmek hem de silahı almak için gitmiştim.
Savunması için söz verilen sanık Bedirhan Şener, o dönem takip edildiğini ve korku içinde olduğunu öne sürdü. Şener şunları söyledi:
“Yarım metre boyunda duvarların içerisinde geçen musibetler gördüm. Sesler duydum. Normalde dua okuyordum, gidiyorlardı. Ama bu sefer öyle olmadı. Ondan sonra ateş ettim. Kapının çalındığını hatırlamıyorum. Annemi ve anneannemi gördüğümü de hatırlamıyorum.”
Sanık avukatları da Bedirhan Şener’in ‘paranoid şizofreni’ hastası olduğunu, bu yüzden ceza ehliyetinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Mahkeme, sanık Şener’in, suçu işlediği tarihte akıl hastası olup olmadığına dair rapor alınması için üç haftayı geçmemek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda gözlem altına alınmasına ve sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Dairesi’nden rapor tanzim edilmesine karar verdi.
Dava 5 Aralık’ta devam edecek.