Altan Öymen: Osman Kavala, bir iddianamede 'Gezi sanığı', bir başkasında darbe sanığı…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yaklaşık yedi yıl süren Osman Kavala davası… Kavala’nın tutukluluğu hep devam etti. Aradan geçen zaman içinde iddianameleri değişti. Sonra karara bağlandı. Kavala, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini “cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” iddiasıyla müebbet hapis cezasına mahkûm edildi. O davaya karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan itirazla ilgili gelişmelerin sonucu bekleniyor. Ayrıca “kanun lehine bozma” talebi de adalet bakanının masasında.

Peki, nedir o “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya” teşebbüs cezasının delilleri?… Planları mı ele geçmiş?… O meçhul “örgüt”ün mensuplarının itirafları mı var? Veya başka beyanlar mı? Kavala’nın o “delil”leri karartması mı söz konusu ki tutukluluğun sürdürülmemesine engel sayılıyor.

Bu sütunda da belirtmeye çalıştım: Kavala -tanıyanlarının bildiği gibi- en değerli aydın insanlarımızdan biridir. Ne hükümet devirmek gibi bir amaçla ilgisi vardır, ilgisi bir yana, ne de herhangi bir şiddet eylemine katılma araçları vardır.

Kovuşturmasının daha önceki aşamalarında da suç unsuru aranan, Gezi Parkı olayını destekleme gösterilerini izlemesinin veya onlara katılmasının suç sayılması da olacak şey değildi. Bu, her vatandaşın doğuşundan itibaren sahibi olduğu temel hak ve özgürlüklerden biridir. Bazı siyasilerimiz o gerçeğin hâlâ farkında olmasa bile tüm hukukçularımız bunu iyi biliyor olmalıdır.

Özetle: Bir mahkememizdeki bir cinayet olayıyla ilgili davanın ilk aşamasında, cinayeti işledikleri ve katkıda bulundukları iddia edilen sanıklar, bu yeni aşamada, daha önceki ifadeleri değiştirmişlerdir. İşlenen cinayetin bir “alacak-verecek” sonucu olduğunu, amacının sadece ayaklarına kurşun sıkıp onu borcunu ödemeye yöneltecek bir ihtar hareketi olduğunu anlatmışlardır. Olayda onu öldürmek gibi bir amacın bulunmadığını, attıkları kurşunun ölüme neden olabileceğini tahmin bile etmediklerini ifade etmişlerdir.

Mahkeme salonundaki sorgularında davaya yansıyıp televizyonlara, gazetelere geçen ifadelere göre, öyle bir tablo ortaya çıkmıştır ki sanki kabahat ölendedir, sadece yaralanması gerekirken onunla yetinmemiş, ölmeyi tercih etmiştir…

Osman Kavala’daki suçlama değişiklikleri de zaman içindeki savcı iddianameleriyle oluşturuluyor. Osman Kavala, bir iddianameye göre “Gezi sanığı” durumuna geçiriliyor, bir başkasında hükümet darbesi sanığı… Tutuklu halde kalması hangi suç iddiasıyla mümkün olacaksa, ona göre…  

Altan Öymen’in yazısı