Alpaslan Savaş: Ücret insanın yaşamsal ihtiyaçlarından sonrası olmalıdır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de asgari ücreti patronlar belirler, hükümet onların dediğini dayatır, Cumhurbaşkanı noktayı koyar. Komisyondaki sendikacılar da “işçi temsiliyeti” vitrini olur. Zaten mesele o şimdi, bu vitrine kimse bakmıyor artık.

Ücretin asgarisi olmaz. Temel ihtiyaçlar insanın yaşımı sürdürebilmesi içindir ve bunlar ücretsiz olmalıdır. İnsan barınabilmeli, ısınıp aydınlanabilmeli, sağlıklı beslenip eşit eğitim ve sağlık hizmeti alabilmelidir. Ücret bunlardan, yani insanın yaşamsal ihtiyaçlarından sonrası ve herkesin emeğine göre olmalıdır. Komünistlerin asgari ücrete dair önerisi bu netliktedir.

İkincisi ise işçi sınıfının özgürlükleriyle ilgili. Miladı “saray rejimi” diye başlatıp Erdoğan’ın gitmesiyle sona ereceğini düşünenler, işçi hak ve özgürlüklerinin karşısında 45 yıldır süren 12 Eylül rejimini unutuyor. Patronların kırmızı çizgisi Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı ve karar alma süreçlerinde değil, işçi sınıfının sendika seçme, toplu sözleşmeye erişme ve grev hakkında 12 Eylül yasaklarının harfiyen devam etmesindedir.

İşyeri ve işkolu barajı duruyor. Patronlar bir dilekçeyle sendikanın işyerinde işçileri temsil etme yetkisine itiraz edip yıllarca süren dava süreçlerini kullanabiliyor. İşçinin özgürce sendika seçmesini önleyen tonla düzenleme var. Bu konuda her tür baskı ve engelleme ayan beyan yapılıyor. Pazarlık hakkı sınırlı, grev hakkı yasak…

Biz de asgari ücret ne kadar olsun, nasıl belirlensin diye tartışıp duruyoruz!

Alpaslan Savaş’ın yazısı