Alp Altınörs: Yeni Anayasa hayaldir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Mayıs 2023 seçimlerinin ardından, bu partilerin milletvekillerinin AKP’nin yanına çekilebileceğine dair iktidarda oluşan umutlar, artık sönmüştür. Meclis’te anayasa yapma çoğunluğu (360) AKP için hayaldir.

Diğer yandan, Başkancı Rejimin en büyük krizi olan döviz finansmanı krizi, “Şimşek programına” rağmen çözülememektedir. Türkiye, Avrupa Konseyi’nden atılma eşiğinden, OECD’nin gri listesinden ve Avrupa Birliği’nin bekleme odasından çıkmadan da ciddi ölçekte uluslararası sermaye yatırımı çekemeyecek gibi görünmektedir. Bu da Erdoğan yönetimini ya IMF’ye başvurmak ya da hiç değilse Avrupa Konseyi ile sorunları çözmek ve Avrupa Birliği ile yeniden yakınlaşmak seçenekleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

İşte bütün bu şartlar, Devlet Bahçeli’nin “Ferdi Tayfur videolu” sitemine ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun itirazlarına rağmen, Erdoğan ve Özgür Özel’i 2 Mayıs’ta Söğütözü’nde buluşturmuştur. Herhalde bu buluşmalar devam edecek ve bir tür “ortak zemine” dönüşecektir. İktidar, olasılıkla, bir yandan “resmen” Cumhur İttifakı’nı sürdürürken, diğer yandan kulağını CHP’den gelecek önerilere daha fazla açacaktır. Tersinden, bu “ortak zemin”, CHP’nin de muhalefetine yeni ve daha sınırlı bir biçim verecektir. Özgür Özel, bu “ortak zemin”den, iktidarın devir-teslimine giden, sağ Kemalistlerin de destekleyeceği bir yol açmaya çalışırken, Erdoğan ise aynı “ortak zemin”i iktidarı üzerindeki basıncı azaltmak, muhalefetin dinamizmini sınırlamak, uluslararası sermayeye güven vermek vb. için kullanmaya çalışacaktır.

Her halükârda, kesin olan, 31 Mart seçimleriyle birlikte Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin açıldığıdır.

Alp Altınörs’ün yazısı