Çinli otomotiv tekeli BYD, Manisa’da kuracağı fabrikanın tüm maliyetini, iktidarın sağladığı ÖTV avantajı sayesinde bedavaya getirecek.
Nasıl mı?
BYD ile anlaşma imzalanmasının hemen arifesinde, TBMM’ye “şarj edilebilir hibrit motorlu araçlara ÖTV indirimi” sağlayan bir tasarı sunuldu.
Türkiye’de 13 markaya ait 24 model şarjlı hibrit otomobil satılıyor, ama sadece bir markanın bir modeli %30’luk ÖTV dilimine giriyor. O da, o tarihte Manisa’ya fabrika kurmak üzere imza atmaya hazırlanan BYD’nin bir otomobili!
Böylece BYD, daha Manisa’daki fabrika sahasına bir çivi bile çakmadan, ÖTV indirimi sayesinde fabrikanın maliyetini finanse etmeye başlayacak.
Fabrika işlemeye başladığında elde edeceği kârları ise cebine koyacak. Bu durumda, hayırsever(!) iktidar, BYD’ye bir fabrika hediye etmiş olacak. Düşük fiyatın sağladığı satış avantajı da cabası.
İşte saray çevrelerinin, AİHM kararlarını takmamak, Osman Kavala ve Gezi tutsaklarını; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani-Kumpas tutsaklarını keyfi biçimde içeride tutmak için bulup bulabildikleri formül bu.
BYD’nin ödetmediği her kuruş ÖTV, bu ülke yurttaşlarının omzuna ek vergi yükü getirecektir. Buna “AİHM’i takmama vergisi” diyebiliriz.
Avrupa sermayesi gelmiyorsa; biz de Çin sermayesini – üstüne para vererek – getirtiriz!
BYD otomobilin %80 yerine %30 ÖTV ödeyecek olması, yeni tipte bir kapitülasyondur ve AKP iktidarının yabancı sermaye çekmek uğruna ülkeye ne tür bedeller ödettiğinin de açık bir ifadesidir.
Tüm Türkiye yurttaşlarının hakkını – hukukunu koruyan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ayaklar altına almanın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamamanın ülkemize ödettiği sayısız bedellerden sadece birisidir. BYD’ye 84 milyonun cebinden hediye edilen bu fabrika.
İnsan hakları, hukuk… Ekmek demektir! AİHM kararlarının uygulanmaması yoksulluk getirir.