Özellikle Gezi eylemleri sırasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın gazabını çeken Koç Grubu’na bir fatura da Rekabet Kurumu tarafından çıkarıldı. Yapı Kredi ve Tofaş’ın ardından dün de Tüpraş’a ceza kesildi. Oy çokluğuyla alınan karar, yaklaşık 412 milyon TL idari para cezası öngörüyor.
Rekabet Kurumu’nun sitesinde dün akşam saatlerinde ‘TÜPRAŞ-OPET Soruşturması Sonuçlandı’ başlığıyla duyurulan açıklamada özetle şöyle denildi: “Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin fiyatlandırma ve sözleşmelere ilişkin uygulamaları yoluyla hakim durumunu kötüye kullandığına, bu suretle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine, bu nedenle adı geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına karar verildi.”
Oy çokluğuyla alınan duyuruda kararın tam metnin linki de verildi.
Bu, Koç Grubu’na kesilen ilk ceza değil. Daha önce de Yapı Kredi Bankası ve Tofaş’a ceza kesilmişti.
Koç-UniCredit ortaklığı Yapı Kredi’ye Büyük Mükellefler Vergi Dairesi’nce 13 Aralık’ta kesilen 103,2 milyon TL vergi cezasına gerekçe olarak bankanın ‘Bahreyn Şubesi tarafından tahsil edilen kredi faizleri üzerinden eksik hesaplama yapıldığı’ gerekçe gösterildi. Üç gün sonra da, 25,8 milyon TL’lik ek ceza kesilmiş, bu da ‘vergi inceleme raporlarında dikkate alınmayan tekerrür durumu gözetilip 1 kat önerilen ceza tutarının 1.5 kat olarak düzeltilmesi’ne dayandırıldı.
Ertesi gün, 17 Aralık’ta da yine Büyük Mükellefler Vergi Dairesi’nce bu KOÇ-İtalyan Fiat ortaklığı Tofaş’a gecikme hariç olmak üzere toplam 67.5 milyon TL vergi aslı ve cezası çıkarıldı.
Böylelikle son 35 gün içinde Koç Grubu’na kesilen cezaların miktarı 608,5 milyon TL’yi buldu. Grup tüm cezalarla ilgili hukuki itiraz süreci başlatmış bulunuyor.
Taksim’deki gösteriler sırasında ilk günden itibaren protestoculara kapılarını açan Divan Oteli, başta Erdoğan olmak üzere AKP’lilerin ağır suçlama ve eleştirilerine maruz kalmıştı. Başbakan, 25 Haziran’daki grup toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı: “Diyorlar ki ‘Otele polis saldırdı.’ Durup dururken saldırmadı. O meydanlarda polisle çatışanlar oraya gitti. Oranın sahipleri de onlara güzel bir ev sahipliği yaptı. Oranın peşinden polis oraya girdi. Biliyorsunuz yasalarda yataklık etmek de suçtur. Bu bir yataklık etme suçudur aslında.”
Grup adına Mustafa Koç, Gezi eylemleriyle ilgili ilk ve son kez 18 Eylül’de konuşmuş ve şunları söylemişti: “Gezi olayları sırasında Koç Holding ve Divan Oteli’ni hedef alan açıklamalar konusunda bir süre sessiz kalmayı tercih ettik. Olaylar çok tazeydi ve sessizliğimizi korumamız çok yerinde oldu (…) Maalesef Koç Holding olarak hiç istemediğimiz bir şekilde kendimizi olayların ortasında bulduk. Divan Otelimiz, gayet insani bir yaklaşım sergilerken hadise başka mecralar tarafından çok çarpıtıldı. Korkunç bir bilgi kirliliği, bir dezenformasyon ve teröristlere yardım ediyormuşuz gibi bir hava estirildi. Biz de bundan fevkalade üzüntü duyduk (…) Başbakanla görüşmemiz olmadı. Zaten kendisi çok yoğundu o dönemde. Kuzey Afrika’ya gitti. Çok sayıda iddia ortaya atıldı (…) İleri demokrasilerdeki gösteri hakkı nasıl mevcutsa Türkiye de dünyanın parçası olacaksa ki ona oynadığımızı biliyorum. Şiddet kullanılmadığı müddetçe, gösteri hakkının doğal olması lazım. (…) Taksim’e gelen insanları gördünüz mü? Sizin benim gibi insanlar. Ellerinde molotof kokteyli olanlardan bahsetmiyorum. Ama hepsinin aynı kefeye konmasını kabul etmiyorum. Kusura bakmayın. 70 yaşındaki teyze de gördüm, 18 yaşında çocuk da. Bunlar mı ülkeye zarar verecek? Bundan vazife çıkartan insanlar tabii ki olmuştur.”
Divan Otel, Gezi Parkı protestolarında sivil dayanışma ve cesaretin önemli bir örneğini gösterdiği, misafirperverliğin kriz anlarında da ne kadar gerekli olduğunu kanıtladığı için 9 Ekim 2013’te KF Hotelexperts isimli kuruluş tarafından dünya otelcilik sektöründe en prestijli ödüllerden sayılan ‘Hospitality Innovation Award’a layık görülmüştü.
