Hükümetin “biz Öcalan’la anlaştık, sorun Kandil’de” beyanları, Kürt tarafının “hükümet Öcalan’a söz verdi, şimdi oyalıyor” açıklamaları, “Öcalan’ın devletin eline esir düştüğü” tarzı dışarlıklı yorumlar, “Kandil Öcalan’la hemfikir, Kandil ve HDP açıklamalarıyla Öcalan’ın pazarlık gücünü arttırıyor” iddiaları aslında, pozisyonu tahkim etme ve yerinde sayma siyasetinin işaretleri ve bunun etrafında tavırlar, yorumlarıdır.
Bununla birlikte tren yol alıyor.
Güvence tarafların çözüm sürecinin kopmaması istikametindeki iradeleridir. Ve bu çerçevede bir ara yol bulunması beklenir.
Bu, her şeyden önce Nevroz’da Öcalan’ın yapacağı siyaset fikrinin gücünü arttıracak bir açıklamadır. Hükümetin silahların çekilmesiyle eşanlı olarak, adını koymadan ya da arada tanımlayarak kimi görüşmeleri başlatması, gözlem komisyonlarının kurulmasıdır.
Çözüm süreci gerginliğiyle iç içe giren İç Güvenlik Paketi gibi pimi çekilmiş el bombalarının ortadan kaldırılması son derece önemli görünmektedir. Zira esas ‘denge’, seçimlerden sonra kurulacaktır.