Bitmeyen, biteceğe de benzemeyen tartışmanın sorusudur: “TL’nin değeri ne olmalı?” Bu soru aslında TL’nin mevcut değerinin gerçek düzeyi yansıtmadığı gibi bir anlam da taşır.
Peki soru şöyle sorulsa yanlış mı olur: “TL reel olarak gerçekten değerli mi, değerliyse ne kadar değerli, yoksa aslında değersiz mi?”
Bu sorulara verilecek hemen her yanıt doğrudur. Biraz Nasrettin Hoca hikayesi gibi ama vereceği yanıtlarla herkes haklı çıkabilir. Çünkü TL’nin değerine ilişkin varılacak sonucu belirleyen basit ama çok önemli bir etken var:
“Nereden baktığınıza, hangi tarihi baz aldığınıza göre her türlü sonucu bulabilirsiniz ve bunların tümü de doğrudur.”
TL’nin reel değerine ilişkin tartışmalar bitmez. Niye bitmeyeceği de belli; çünkü herkes farklı bir tarihi esas alarak değerlendirme yapmayı tercih ediyor.
Zaten tam doğru denilebilecek ve esas alınması uygun bulunabilecek bir tarih de yok ki, zaten olamaz…
Bu yüzden TL’nin reel değeri konusunda kesin bir yargıda bulunmak hiçbir zaman mümkün olmayacak.