Son söyleneceği en başta söyleyeyim:
“Memurlar ve emekliler enflasyona yenik.”
Üstelik bu hesaplamada geçmişten gelen kayıplar yok.
Hesap çok basit…
Bir yanda ilk altı ay için bu yıl ocak ayında verilen zam ile oluşan maaş…
Buna yılın ikinci yarısı için verilen ilk altı ayın enflasyon farkını ekliyorum.
Bu şekilde oluşan aylık maaş serisini, aylık enflasyon serisiyle kıyaslıyorum. Aylık enflasyon serisi olarak da yüzde 38’lik tahmini esas alıyorum.
Buna rağmen, yani gerçekleşmesi çok zor olan enflasyon tahminine rağmen maaşlar enflasyona yenik.
Bir detaya bir kez daha vurgu yapmak isterim. “TÜİK’in verilerine ve bu veriler esas alınarak yapılan tahmine göre öngörüde bulunulur mu” diyenler olacaktır. Elde başka veri seti olmadığına göre bunu kullanmak zorundayım.
Kaldı ki memur ve emekliler olabilecek en düşük gerçekleşmeye işaret eden yüzde 38’lik tahmine göre bile alacaklı. Dolayısıyla bu durumda bile alacaklı olan memur ve emeklilerin fiilen daha yüksek olduğu bilinen ancak somut orana dökülemeyen enflasyona göre çok daha fazla alacaklı olduğu da ortada.
Ayrıca ben TÜİK verilerinden ve Merkez Bankası’nın artık çok iyimser bulunan tahmininden hareketle hesap yapmayı özellikle tercih ediyorum. Böyle yapınca iktidar kanadından kimsenin “Ama enflasyon olarak TÜİK verilerini kullanmak gerekir, bu yapılan hesaplamadaki enflasyon verisi gerçekçi değil” deme şansı da kalmıyor.