Cumhur ittifakının tabii ki bir sistem değişikliği öngörmesi söz konusu değil. Peki Cumhur ittifakı yeni bir ekonomi politikası öngörüyor mu? Kimi zaman ortaya ortodoks ekonomi politikasına dönüş yapılacağı yönünde bazı iddialar atılıyor. Sonra yalanlanıyor bunlar. Yani ortada net ve kesinleşmiş bir tercih yok. Peki mevcut politika sürdürülebilir mi, o da çok tartışmalı. Sonuç, belirsizlik!
Diğer adaylara bakıyoruz; özellikle ekonomi politikası konusunda ne diyorlar, belli değil.
Nasıl bir para politikası, nasıl bir maliye politikası… Enflasyonla nasıl mücadele edilecek, ticaret açığı nasıl aşağı çekilecek, üretim nasıl artırılacak…
“Seçimi kazanacağız”dan başka duyulan bir şey yok!
Ekonomi, dış politika, eğitim, sağlık… Bu alanlarda ne yapılacağına dönük vaat yok ama en azından sessiz kalmak suretiyle mevcut yönetim sisteminden memnun olunduğu ortaya konuluyor.
Dolaylı olarak söylenen şu:
“Bu sistem iyi iyi, ama Cumhurbaşkanlığı koltuğunda ben oturursam daha iyi olacak!”
Millet ittifakı dışında, tabii ki Cumhur ittifakı zaten söylemez, diğer aday adayları da (100 bin imza kesinleşmediği için adaylık da kesin değil) bu sistemden meğerse memnunmuş. En azından bunu görmüş olduk!
Gücün tek kişide toplanması kötü değilmiş de, o gücün başkasının elinde olması kötüymüş!