Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, internete sızdırılan tapeler için, “Hiçbir şey yokmuş gibi davranmak veya hepsine külliyen yalan demenin doğru olmadığına inanıyorum” dedi.Sızdırılar tapeler
Fethullan Gülen’le ilişkisi
Kendisiyle görüştüm. (En son) Mayıs ayında ABD’ye gittiğimizde görüştüm. (Uganda’daki rafineri) Varlığından ve bizim de dikkatimize getirildiğinden gazeteler aracılığıyla haberdar olduk. Bu konu enerji grubumuza aktarılmış, onlar da ilgilenmeyeceğimizi söyleyerek geri dönmüşler.
Ülkemizde komplo teorisi merakı olduğu için memlekette ne ters giderse hep dışarıdan bilinir. Dış güçler denir, Amerika denir, İsrail denir. Bir de onların içerideki uzantıları denir. Bizi de ona yakıştırıyorlar.

Ananas ve tespih
Yok o ananas değilmiş de elmasmış, yok o bir şifreymiş. Bana ananas yollandı. Ben de aradım teşekkür ettim. Bu kadar basit. Bildiğiniz ananas yani, bu arada gayet de lezzetliydi. Sonra öğrendik ki Uganda rafinerisiyle değil de ananasıyla meşhurmuş.
Beni tanıyan herkes uzun yıllardır tespih koleksiyonum olduğunu bilir. Hediye olarak gelen bir tespihe bambaşka anlamlar yüklenmesini anlamakta güçlük çekiyorum.
AKP-Cemaat kavgası
Bizim Cemaat’le ya da hükümete ne gibi bir problemimiz olabilir ki?Biz geçmişten beri hiçbir zaman günlük siyasi çekişmelerin içine girmedik ve tarafsız kaldık. Ama ülkemizin tüm meseleleriyle de ilgilendik ve katılımcı olduk. Böyle de devam edeceğiz. Sonuç olarak bu ülke hepimizin ülkesidir ve tabii ki sahip çıkmak da sorumluluğumuz ve görevimizdir.
Gezi eylemleri ve Divan Oteli
(‘Gezi’ eylemleri) Ben fevkalade sağlıklı gördüm, çünkü bu hiçbir ideolojiye dayanmayan tamamıyla sosyolojik bir hareketti. Bu da çok daha iyi yönetilebilirdi ama bunu polis zoruyla bastırmaya çalışmak işi çok başka bir yere taşıdı. Biz de Koç Grubu olarak kendimizi yine komplo teorilerinin içinde bulduk.
Bunun ana nedeni de Divan Oteli idi. Otelin yerine baktığınız zaman Gezi Parkı’ndan çıktığınız anda caddeyi geçer geçmez sığınacak tek yer olduğunu görürsünüz. 1950’den beri o civarda soyguna uğrayan, tacize uğrayan, yabancı, genç, kadın kim varsa Divan Oteli’ne sığınmıştır. Polisten kaçan insanların da direkt Divan Oteli’nin kapısına dayanmasından daha normal bir şey olamazdı. Biz de insani hassasiyetlerle kapılarımızı açtık. Hiçbir Koç ailesi ferdi otelde bulunmuyordu ve otel yönetimine hiçbir talimat da verilmedi.
O süreçte hakkımızda yayınlanan 50’ye yakın habere tekzip süreci başlattık.
Teröristleri orada saklıyormuşuz gibi bir yakıştırmaya maruz kaldık ve bundan fevkalade üzüldük. Biz Gezi ve sonrası süreçte çok fazla üzerimize gelinse de cevap vermemeyi seçtik, devletimizle kavga etmek bize yakışmaz. Ama tabii ki biz itibarımızı 90 yılda bu güne getirdik ve kimseye de çiğnetmeyiz. Bu nedenle tüm yalan haberlere karşı yasal hakkımızı sonuna kadar koruyacağız.
Mustafa Sarıgül
Bize mi kaldı Mustafa Sarıgül’ü CHP’nin başına getirmek. Kendisi gayet başarılı Şişli Belediye Başkanlığı yaptı, şimdi de büyükşehir adayı. Yok efendim Kandilli’de, Çubuklu’da, Amerika’da toplantılar olmuş. Yok böyle bir şey.
TÜSİAD’ın pozisyonu
Ekonomi iyiye gittiğinde de TÜSİAD her zaman sesini çıkarmıştır. TÜSİAD Başkanımız Sayın Muharrem Yılmaz böyle bir açıklama yaptığı için vatan hainliğiyle suçlandı. Bu olacak şey değil.
Dış politika
Avrupa Birliği bazen ne kadar gayrisamimi olursa olsun, müzakereleri bıkmadan usanmadan devam ettirmeliyiz. Tabii ki Ortadoğu veya Rusya ile de ilişkilerimiz hep iyi olmalı. Ama bizim istikametimiz hep Batı’ya dönük olmalı. Türkiye Avrupa değerleriyle uyumlu bir Avrupa ülkesi olmalı, bu yolculuğun kendisi belki varış noktasından bile değerli.