AKP'nin süreç raporu: 'Müstakil ve geçici kanun' önerisi

AKP, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ilişkin raporunu TBMM Genel Sekreterliği’ne sundu.

60 sayfa 15 başlıktan oluşan raporda AKP, silah bırakmanın tescil ve tespitinin bir mekanizmayla yapılması gerektiğini belirtti.

Ayrıca ‘müstakil (sadece PKK’yı kapsayan) ve geçici bir kanun’ önerildi.

Fotoğraf: AA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha önce PKK lideri Abdullah Öcalan için şunları demişti: “Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın.”

AKP’nin raporunda ‘umut hakkı’na dair bir ifade yer almadı.

ANKA’nın aktardığı rapor özetle şöyle:

‘Teyit mekanizması’

* Örgütün illegal ideolojik ve finansal yapılanmalarıyla birlikte yurt içinde ve yurt dışındaki tüm şube, unsur ve uzantılarıyla silah bırakması ve kendini tasfiyesi somut, ölçülebilir ve teyit edilebilir biçimde kayıt altına alınmalıdır. Bu tespit ve teyit, sahadan gelen verilerin, kurumsal raporlamaların ve ulusal güvenlik değerlendirmelerinin birlikte işlendiği bütüncül bir mekanizma ile yapılmalıdır.

‘Müstakil ve geçici kanun’

* Bu aşamanın tamamlanmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanacak müstakil ve geçici kanun yürürlüğe konulmalıdır.

* Düzenleme hem kapsam hem süre bakımından sınırlı hem de hukuki güvenlik ilkesine uygun olmalıdır. Kanun hazırlık sürecinde ilgili tüm kurumların görüşleri alınmalı; sahaya ilişkin verileri, hukuki risk analizleri ve uygulamaya dönük öngörüleri dikkatle değerlendirilmelidir. Böylece, Kanun teorik olarak tutarlı ve pratikte uygulanabilir bir metin haline gelecektir.

* Sürecin her aşamasının ilgili kurumlar tarafından denetlenecektir. Böylece süreçteki bütün
gelişmeler şeffaf bir biçimde izlenebilecektir.

* İlk yaklaşım, mevcut mevzuatın taranması ve uyumlaştırılması yöntemine dayanmaktadır. Bu çerçevede Terörle Mücadele Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun başta olmak üzere ilgili tüm düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve terör sonrası dönemin ihtiyaçlarına uygun şekilde revize edilmesi mümkündür.

* Ancak genel ve sürekli uygulanmak üzere yürürlükte bulunan kanunlara belirli bir terör örgütünü konu alan hükümler eklenmesi, uygulamada farklı çelişkilerin ortaya çıkmasına sebebiyet vereceğinden mevzuat uyumlaştırması yöntemi teorik bir imkân olmakla birlikte, uygulamada yüksek hukuksal risk
taşımaktadır. Bu sebeple, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi sürecinin hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu, öngörülebilir ve anayasal açıdan güvenli biçimde yürütülebilmesi için müstakil bir Kanununun hazırlanması önemlidir.

* Bu kanunun yalnızca temel ilkeleri belirlemekle yetinmemesi; izleme ve doğrulamaya ilişkin mekanizmaları, kapsam ve sınırları, usule ilişkin hükümleri, denetimli serbestlik uygulamalarını, erteleme ve infaz düzenlemelerini, idari makamların sorumluluk, görev ve yetkilerini, gözlem süreçlerini ve istisnai hükümleri bir bütünlük içinde düzenlemesi gerekmektedir.

* Müstakil kanunun kapsamı belirlenirken düzenlemenin yalnızca varlığını sona erdirdiği tespit edilen ve doğrulanan terör örgütleri bakımından uygulanacağı açıkça tarif edilmelidir. Bu tespit ve doğrulamanın ise devletin en üst güvenlik organları eliyle oluşturulan kurumsal bir mekanizma tarafından yapılması zorunludur.

* Bu doğrultuda idari makamların alacağı açık bir kararla örgütün varlığının sona erdiğinin doğrulanması ve müstakil kanun kapsamının bu karara dayanılarak sınırlandırılması hem düzenlemenin amacıyla uyumlu olacak hem de kanunun diğer terör örgütlerine sirayet etmesini engelleyecektir.

’10 Mart mutabakatı’ vurgusu

Suriye’nin geçici cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yla, SDG Komutanı Mazlum Abdi, 10 Mart’ta SDG’nin ‘Suriye ordusuna entegrasyonu’nda anlaşmıştı. Fakat taraflar arasında ABD ve Fransa öncülüğünde yürütülen görüşmelerde henüz bir ilerleme sağlanamadı.

Raporda Suriye’deki sürece ilişkinse şöyle dendi:

* Türkiye’nin meseleye bakışı nettir: PKK’nın bölgedeki ve Suriye’deki bütün unsurlarının, örgütün bileşen ve uzantıları oldukları gerçeğinden hareketle, tasfiyesi ve Şam yönetimi ile imzaladıkları 10 Mart Mutabakatının gereğini bir an evvel yerine getirmeleridir.

* Bu, Suriye’deki tüm kesimler için kazan-kazan durumu yaratacağı gibi, Türkiye’nin güvenlik hassasiyetini karşılayacak istikrarlı, terör unsurlarıyla enfekte olmamış, kendi geleceğini kendi milletinin iradesiyle kuran bir Suriye anlamına gelecektir.

Son olarak gerektiği takdirde temel kanunlarda da değişiklik yapılabileceği belirtildi.

DEM Parti heyeti ile Bahçeli arasında ‘çok verimli görüşme’

Economist: Türkiye hükümeti ile Kürtler arasındaki görüşmeler çıkmazda

Eski AKP’li vekil ‘İmralı notları’nı paylaştı: Öcalan, ‘Süreç hızlanır’ demiş

Komisyon toplantısı ertelendi: Öcalan’la görüşme tutanakları için başvuru

TBMM: Komisyon İmralı’yı ziyaret etti

Erdoğan’a göre Öcalan’a ziyaret sürecin önünü açacak

PKK Zap’tan çekildiğini duyurdu