Ailesinden 14 kişi Covid-19'a yakalanan profesör: Tedbirlere uymak insanlık görevi

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ethem Güneren ve ailesinden 13 kişi mart ayında Covid-19’a yakalandı ve hastalığı yendi. Ailede kendisi dahil altı doktor olan Güneren, ölüm korkusu yaşadığını belirterek tedbirlere uymanın insanlık görevi olduğunu altını çizdi.

Fotoğraf: AA

İyileşen ve hastanedeki görevine yeniden başlayan profesör süreci AA muhabirine anlattı.

Güneren, plastik cerrahi servisinde diyabetik ayak nedeniyle bacağını diz altından ampute ettikleri bir hastanın Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

Altı doktora ‘corona’ teşhisi

Hafif öksürüğü olan ve Bezmialem Hastanesi pandemi hastanesi ilan edilince taburcu edilen hastanın bir hafta sonra vefat ettiğini dile getiren Güneren şöyle devam etti: “Hastanın Covid-19’a yakalandığını öğrendik. 10 gün sonra da Covid-19 pnömonisinden vefat ettiğini yakınlarından öğrendim. 10 Mart’ta başımıza gelen bu süreçten sonra 20-22 Mart tarihlerinde bende de belirtiler başladı. Ailemizde kardeşler ve kuzenlerle altı doktoruz. Ailedeki altı doktor ilk salgında Covid-19’a yakalandık. Ben, annem ve babam dahil ailemizde 14 kişinin testi pozitif çıktı.”

‘Ölüm korkusu yaşadım’

Corona virüsüne yakalandıktan sonra büyük stres yaşadıklarını ve korktuklarını dile getiren profesör, hastalığın ateş ve boğaz ağrısıyla kendisini gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Hekim olarak hastalığın yaygın olduğunu biliyordum ama bilmediğim bir şey vardı. Bu hastalık beni nereye götürecek? Covid-19 testim pozitif çıktıktan sonra ciddi bir ölüm korkusu yaşadım. Üçüncü gün ateşim düşmeye başlayınca, hastalıktan iyileşme ihtimalinin artmaya başladığını görünce rahatladım. Tedavim ilaç alarak evde geçti.”

Ailesindeki diğer bireylerde Covid-19 belirtilerinin farklı olarak ortaya çıktığını aktaran Güneren, babasının ve diğer aile üyelerinin hastanedeki tedavilerinin dokuz gün sürdüğünü anlattı: “Bu hastalıkta en önemlisi ateş yükseldiği zamandır. O zamanlarda tıbbi tedaviye teslim olmaktan başka çaremiz yok. Sağlık Bakanlığı’nın çalışmalarını taktire şayan görüyorum.”

Üç kez plazma bağışı yaptı

Güneren, iyileştikten sonra diğer hastalara umut olabilmek için plazma bağışında bulunduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “Covid-19’yu yenip antikor testim pozitif çıktıktan sonra üç kez Türk Kızılay aracılığıyla plazma bağışında bulundum. Hastaların birisi iyileştiği hakkında geri bildirim aldım. Plazma bağışından sonra bir hastanın iyileşmesine katkı sağladım. Gelecekte de yoğun bakım hastaları ve plazma ihtiyacı artarsa, birinci evrede geçirmiş insanların, bu plazmaları vermeleri önemlidir. Şu an Kızılay depolarında yeterli plazma var ama hastaların antikoru pozitif olan insanların da o depoyu ve hazneyi doldurmaları bence vatandaşlık görevidir. Ayrıca bu bir cömertlik de değildir, aynı sadaka vermek gibi düşünün, sadaka vermek keyfi bir edim değildir. Muhtaç olana hakkını vermek bir insanlık ödevidir.”

Profesör Covid-19’u atlatan biri olarak tedbirlerine uymanın öneminin de altını çizdi: “Kurala uygun davranmak bir vatandaşlık, insanlık görevidir. Covid-19’a yakalanaların kendini izole etmesi, toplumu koruma adına vicdani bir mesuliyettir. Çünkü kendini iyi hisseden insanlar, esas süper taşıyıcı ve bulaştırıcı onlardır.”

‘Bu hastalığın kuralı yok’

Yeryüzü Doktorları Derneği bünyesinde gönüllü olarak çalışan Ethem Güneren şu uyarıları yaptı: “Hasta olduklarını bile bile iyi hissettikleri için dolaşıp gezmesinler, karantina süreçlerine uyum sağlasınlar. Maalesef bir hekim olarak, ‘Bu hastalığın bir kuralı yok’ diyorum. Bulaşmasında kurallar var ama seyrinde kurallar yok. Gençlerde de ağır seyredebildiği gibi ve yaşlılarda da bazen hafif seyredebiliyor. Bünyeyi güçlü tutma, beslenme, dinlenme, izolasyon gibi kurallara hastalık sürecinde katiyen uymak gerekir.”