Operasyonu yürütenler, bu işin “Dini alan”a yönelik olmadığını ısrarla ifade ediyorlar. Bu ısrar, belli ki, “muhafazakâr” bir iktidar döneminde “dindarlar”a baskı yapıldığı imajını silme amacı taşıyor.
Ama bu işler şişede durduğu gibi durmaz genellikle. Operasyonun medya ayağına bakıldığında, bizdeki klasiğin değişmediği, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı gibi hususların medya dilinde berhava olduğu gözleniyor.
Öte yandan kulislerde tedavül edip de Bülent Arınç’ın kamuoyuna taşıdığı “Süleymancılar Ak Parti’yi destekleseydi başlarına bu gelir miydi?” sorusu da kayıtlara geçiyor.
Bu operasyonlar Süleymancılara ne yapacak?
Ak Parti iktidarının “Gülen yapısı” ile nerede ise 2012 yılından bu yana içerde – dışarda yürüttüğü mücadele sürüyor.
Şimdi Süleymancılarla içerde – dışarda bir mücadelenin kapısı açılmış bulunuyor.