Ahmet Taşgetiren: Adı Ali Şekeroğlu'ydu, 'yoksul olma'ya ömrü vefa etmedi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

16 milyon insandı emekliler topluluğu.

Mikrofon uzatıldığında yakıcı sözler söylüyorlardı.

23 bin liralık en düşük emekli aylığı ile nasıl geçinilirdi?

Emeklilerin yüzde 90’ı 25 bin liranın altında maaş almaktaydı.

Kiraya versen yiyeceğin yemeğe para kalmazdı, ekmeğe versen barınacağın yer kalmazdı…

Oğlunun – kızının yanına sığınmak ayrı bir zordu.

Pek çoğunun dünyasında “toruna bayram harçlığı” vermek veya “doğum günü hediyesi” almak bile lükstü.

Ülkeyi yönetenler emekliye verilen bayram ikramiyesini bin lira artırmak için bile kaynak bulunmadığını ilân ediyorlardı. Bir yanda bilmem kaç araçlık konvoylarla “itibardan tasarruf olmaz” özdeyişi devlette deveran ederken…

Başka bir şey oldu Ankara’nın göbeğinde… tam da Anayasa Mahkemesi’nin önünde… bir polis emeklisi canına kaydı. Nasıl bir dilekçe bu!

Başbakanlığın önünde yazar kasa fırlatmıştı bir esnaf…

Bu intihar ona benzer bir şey mi, ondan daha vahim mi ülke insanının yaşadığı ekonomik şartlar adına?

Bilmiyorum ki, kim duyar bu intiharı Ankara’da, meselâ polis memurunun cenaze namazına kimler katılır, helalleşme nasıl olur?

Adı Ali Şekeroğlu idi. “Yoksul olma”ya ömrü vefa etmedi. Allah rahmet eylesin.

Ahmet Taşgetiren’in yazısı