Ahmet Taşgetiren: 17-25 Aralık olmasaydı 'pardon' diyecek birisi çıkacak mıydı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ergenekon davası ile ilgili bu gelişmenin olduğu günün hemen öncesinde Ankara’da Yargı Reformu Stratejisi toplantısı yapıldı ve orada bir konuşma yapan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül “Güven veren adalet, ‘pardon’ sözünün yargının lügatından silinmesidir” dedi.

Ah şu “Pardon” sözcüğü!

Aslında sayın Bakan, eminim ki Türkiye’de gerçekleşen yargı süreçlerinde sadece “Pardon” sözcüğünün yetmeyeceğini biliyordur. “Çok pardon, çok çok pardon”denecek yargı süreçleri yaşanmıştır.

Nedir “pardon”?

“Yanlış yaptım, özür dilerim” dir.

Adamı asmışsınız, hayatını söndürmüşsünüz, adamla beraber bil cümle ailesi perişan olmuş sonra çıkıp “Pardon” demişsiniz.

Şöyle düşünüyorum:

-Acaba 17-25 Aralık olmasaydı, 15 Temmuz’a giden süreç olmasaydı, yargı – emniyet hâlâ bir çetenin kontrolünde bulunsaydı, “pardon” diyecek birisi çıkacak mıydı?

Şu anda davalar var.

17-25 Aralık ve 15 Temmuz sonrası ikliminin doğurduğu davalar.

Ne dersiniz, ya bu davalarda da sonunda “Pardon” diyeceğimiz işler yapılıyorsa…

Aslında bu “Pardon” hadisesi, genellikle travmatik olayların peşinden gelen yargılamalarda söz konusu oluyor.

Ahmet Taşgetiren’in yazısı