Diplomatik kaynaklarımızla yaptığım görüşmelerde daha da ilginç bir bilgiye ulaştım. Kaynaklar, “ABD ve Ruslarla yapılan görüşmeler sonucunda Esad, ‘Tayyip Erdoğan Türkiye’si ile kesinlikle bir iletişimim olamaz’ diyor. Esad’ın eşi Esma Esad da eşinden daha çok katı. O da benzeri sözler söylüyor” diyor. Bu aralar, İstanbul ve Ankara’da birçok ülkeden gelen diplomat Suriye için cirit atıyor. Bunlardan da bu bilgileri teyit eden benzeri sözler işittim.
Şimdii!.. Papaz krizi… Doların yükselişi… Ve Suriye konusunda uzman (!) Sedat Önal’ın başkanlığında ABD’ye giden “çözüm heyeti”… Arka mutabakatı görmenizde biraz yardımcı olabildiğimi düşünüyorum. Yok, yeterli olmadı mı?..
O zaman şu soruları kendi kendinize sorun;
Ne oldu Kandil’e bayrak dikme harekatı?.. Ne oldu, bir gece ansızın Münbiç’e girme operasyonu?.. Ne oldu, Fırat’ın doğusu?…
Trump, “İran ile iş yapan ABD ile yapamaz” derken bizimkiler “İran ile ticaretimiz devam eder” mi diyor?.. Güldürmeyin beni!.. Papaz krizi için giden “çözüm heyeti” içinde hazinecilerin ne işi var o zaman?.. Rusya, İran konusunda neden sessiz?.. Rusya’dan yiyebileceğim kazığın olasılığını ve de büyüklüğünü öngörebilen var mı?..