Erdoğanizmin milletini yeni rejimin fetvacısı bir ideolog, “CumhurbaşkanıErdoğan sevdalısı, öz değerlerini kaybetmemiş” kişiler olarak ifade etmişti. Bu milletin ve devletin bütünleşmesinin yeni vücut bulmuş hali olarak Tayyip Erdoğan, “dindar, muhafazakâr, milliyetçi, sadık” milletin adamı olarak tanımlanıyor Erdoğanizmin ideologları tarafından. Bunu kamunun sunduğu imkânları yandaş kişi ve şirketlere öncelikle tahsis eden, 1920’lerin Türkiye’sindeki tabirle aferizm veya neo-patrimonyalizm tamamlıyor.
Erdoğanizmin dayandığı toplumsal desteğin göreli kırılganlığı ve karşısındaki toplumsal direnç, onu Kemalist tek parti rejiminden çok daha hoyrat olmaya, kaba güç ve açık baskı yollarına daha yaygın biçimde başvurmaya, liyakati tamamen ortadan kaldırarak, devlet kurumlarını açık ve yaygın bir despotik kişi yönetiminin aygıtları haline getirmeye sürüklüyor. Erdoğanizm, İslamcı-milliyetçi bir despotik muhafazakârlıkla damgalı yeni yerli ve milli siyasal rejimimizin sıfatıdır.