Açlık grevindeki Semih Özakça: Davada bir acele söz konusu

 

Açlık grevindeki Semih Özakça, savcının savunmalar tamamlanmadan mütalaa hazırladığını belirterek, “Davada bir acele söz konusu” dedi.

Gülmen ile Özakça. (Fotoğraf: Reuters)

OHAL KHK’sıyla ihraç edilen öğretmen Özakça ve akademisyen Nuriye Gülmen hakkında açlık grevine başlamalarından sonra dava açılmıştı.

DHKP-C’den talimat aldığı iddia ediken Gülmen’e 7,5 yıldan 15 yıla kadar, Özakça’ya ise ‘örgüte yardım’ suçlamasıyla beş yıldan 10 yıla kadar hapis isteniyor. Gülmen halen tutuklu, Özakça ise ev hapsinde.

Açlık grevi ise 263 günü geride bıraktı.

DW Türkçe’den Gazel Acer’e konuşan Semih Özakça, davanın seyrine dair şunları kaydetti: “Bir kişi savunma vermediyse, mütaala veremezsiniz. Bir acele söz konusu. 20 Ekim’de bir duruşmamız olmuştu ve 24 Kasım’a duruşma tarihi vermek istediler. Avukat ve ailelerin ısrarıyla dördüncü durumayı 17 Kasım’a aldılar. Beşinci duruşma 27 Kasım’a atıldı. Oysa daha önce ‘Yakın zamanda tarih yok’ denmişti. Ancak birden tarih verilebildi.”

‘Beyandan ibaret’

Özakça, dava dosyasına eklenen tanık ifadelerine vurgu yaparak tahliye edildiği duruşmadaki savunmasında bu ifadelerden birini geçersiz hale getirdiğini söyledi.

Emniyetin göndermesi sonrası dosyaya bir itirafçı ifadesi daha eklendiğini anlatan Özakça, bu ifadenin beyandan ibaret olduğunu ve kamera kayıtlarıyla desteklenmediğini aktardı.

Özakça, sağlık durumuyla ilgili de “Sağlığımla ilgili benim ve doktorların dehşete kapıldığı kritik şeyler oldu. Hayati risk konusunda ise net bir şey yok henüz tabii ki” dedi.

Özakça çifti

Açlık grevindeki eğitimci, kendisi gibi açlık grevindeki eşi Esra Özakça’dan da bahsetti: “Beraber aç kalmak, açlığı paylaşmak bizim açımızdan olması gereken bir durum. Esra öyle bakıyor en azından. ‘Sen açken ben nasıl yemek yiyeyim’ diyor.”

Açlık grevindeki Nuriye Gülmen’in tutukluluğuna devam