Operasyondan önce MİT, kendi kanallarını kullanarak PYD ve IŞİD’e bildirimde bulunmuş. PYD, bunu malzeme yapmaya kalkışmış. PYD’den, ”Operasyonu erteleyin biz önce Kanton Meclisi’nde görüşelim” karşılığı alınmış. Durum Başbakan Davutoğlu’na iletilmiş. “Operasyon planlandığı gibi icra edilecek” diye kestirip atmış. PYD’den ikinci bir talep daha gelmiş. PYD, operasyona katılacak olan askeri birlik sayısının küçültülmesini istemiş. “Bir bölük seviyesinde asker katılsın” teklifinde bulunmuş. Bu da reddedilmiş.
…Operasyon sırasında en ufak bir kıpırdanma olmuş mu? Askeri birliklerimizin geçişi sırasında arkalarına bazen PYD’ye ait bazı araçlar takılmış. Ne koruma ne taciz amaçlı. Sadece biz de varız babından. IŞİD ise ortalarda gözükmemiş. Bir başka nokta daha. Demek ki bu coğrafyada Türklerle Kürtler birbiriyle çatışmasa, hatta ittifak etse, Ortadoğu’nun dengesi değişir. Bardağın dolu tarafından bakınca, “Şah Fırat” operasyonundaki, pasif işbirliği dahi bize bunu göstermiyor mu? İşte bu yüzden çözüm sürecinin başarıya ulaşması sadece Türkiye açısından değil, bölgemiz açısından büyük anlam ifade ediyor. Bu arada konuştuğum bazı ilgililer, operasyonda PYD’nin katkısını inkar etmiyorlar.