Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la basın toplantısında Türkiye’ye ilave 1 milyar avroluk (36 milyar lira) yeni fon tahsis edildiğini açıkladı.

Ankara’da görüşmenin ardından yapılan basın toplantısında Erdoğan özetle şöyle konuştu:
‘Gelişmeler Türkiye’nin kilit ülke konumunu daha da perçinledi’
* Avrupa Birliği üyeliği Türkiye için stratejik hedef olmayı sürdürüyor. Üyeliğimizin ülkemize olduğu kadar birliğe de önemli katkılar yapacağı açıktır. Son gelişmeler Türkiye’nin kilit ülke konumunu daha da perçinlemiştir.
‘Ortak çıkarlarımız bazı üyelerin kısır gündemlerine esir edilmemeli’
* Başkan von der Leyen ve heyetiyle görüşmelerin öncelikli gündemi ilişkileri canlandırmak için atılabilecek ortak adımlardı. Türkiye’nin üyelik perspektifini güçlendirecek yeni bir vizyon ortaya koymalarını beklediğimizi kendilerine ilettim. Ortak çıkarlarımızın bazı üyelerin kısır gündemlerine esir edilmemesi gerektiğini vurguladım.
‘Suriye bitap düştü’
* Bugünkü görüşmemizde Suriye sahasındaki son gelişmeleri detaylıca ele aldık. Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünün muhafazası başta olmak üzere katılımcı bir idarenin tesisi konusunda hemfikir olduğumuzu gördük. 61 yıllık zulmün, baskının, karanlığın ardından yıkılan Baas rejimi geride kelimenin tam anlamıyla büyük bir enkaz bıraktı. Yaklaşık bir milyon insanı katledilmiş, nüfusunun yarısı yerlerinden edilmiş, 13 yıldır süren çatışmalardan bitap düşmüş bir Suriye’yle karşı karşıyayız.
‘Suriye halkının bu ağır yükün altından tek başına kalkması mümkün değil’
* Suriye halkının bu ağır yükün altından tek başına kalkması mümkün değil. Suriye’nin komşularının, dost ve kardeş ülkelerin, AB ile uluslararası kuruluşların güçlü desteğiyle süratle ayağa kalkması lazım. Uluslararası toplum 13 yıl boyunca katliama uğrarken Suriye halkına maalesef yeterli desteği vermedi, veremedi. Şimdi bunu telafi etmek mümkündür. Bunun yolu da Suriye’nin inşa ve imar çabalarına destek olmaktan geçiyor.
‘Ne DAEŞ’e ne de PKK ve türevlerine yer yok’
* Bu süreçte ülkenin terör yuvası olmaktan çıkarılması gerekiyor. Gerek DAEŞ, gerekse de PKK ve uzantılarıyla mücadele görüşmemizde ele aldığımız hususların başında geldi. Türkiye her iki terör örgütünü sahada bozguna uğratan tek ülkedir. Yegane NATO müttefikidir. Bu örgütlerin palazlanmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bölgemizin geleceğinde ne DAEŞ’e ne de PKK ve türevlerine yer yoktur.
‘Birlikte çalışmaya hazırız’
* 13 yıllık insani buhran ve çatışma döneminde AB’yle birçok projeyi hayata geçirdik. Birliğin ülkemizin yükünü hafifletmek amacıyla sağladığı desteği, gönüllü geri dönüşleri kolaylaştırmak için çeşitlendirmesini bekliyoruz. Bu desteğin Suriye’de temel altyapı yatırımlarını içerecek şekilde orta ve uzun vadeli, kapsamlı ve sürdürülebilir olması çok mühimdir. Suriye’nin kuzey bölgelerinde bu alanda birçok faaliyette bulunmuş bir ülke olarak birlikte çalışmaya hazırız.
‘Kısıtlamaların kaldırılacağına inanıyorum’
* Türkiye ve AB arasında her zamankinden daha güçlü ve kurumsallaşmış bir ilişkiye ihtiyaç var. Aday ülke olarak biz bu iradeye sahibiz. AB Komisyonu’nun da Sayın Von Der Leyen’la gerekli iradeyi sergileyeceğine inanıyorum.
* İki gün sonra yapılacak zirvede ilişkilerdeki tüm kısıtlamaları kaldıracak, askıya alınan yüksek düzeyli diyalogları canlandıracak, gümrük birliğinin güncellenmesi beklentimize cevap verecek ve vize serbestisi sağlanana dek vize süreçlerini hızlandıracak kararlar alınmasını temenni ediyorum.
Leyen: En üst düzey bürokratımız bölgeye dönecek
Leyen’se özetle şunları söyledi:
* Suriye halkının barışçıl bir geçiş dönemine ihtiyacı var. Kritik dönemde Suriye’ye vereceğiniz destekten bahsettiniz. Bizimde en üst düzey bürokratımız bölgeye dönecek. Şu anda adımları artırmalıyız. Erken biçimde temel hizmetlerin ve altyapı hizmetlerinin sağlanması için çalışmalıyız. İnsani yardımı 160 milyon avroya çıkardık. İnsani yardım köprüsü de kuruldu ve ilk teslimat bu hafta gerçekleşecek.
‘Dönüşler gönüllü, güvenli ve onurlu olmalı’
* Esad rejiminin yıkılması Suriyelilere geri dönme ve hayatlarını yeniden inşa etme ümidi veriyor. Ancak tabii ki çok dikkatli hareket etmek gerekiyor. Bütün geri dönüşlerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile birlikte çalışarak gerekli koşulların sağlandığından emin oluyoruz.
‘Karmaşık olduğu kadar zengin bir ilişki’
* Türkiye’nin istikrara kavuşmada çok önemli rolü var. Terörizme karşı birlikte çok dikkatli olmalıyız. Türkiye’nin meşru güvenlik endişelerini de anlamak gerekiyor. Bugün aynı zamanda Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri değerlendirme fırsatımız oldu. Bizim ilişkimiz karmaşık olduğu kadar zengin bir ilişki. Aynı zamanda ileri doğru devam eden bir ilişki. Ekonomik ilişkimiz her zamankinden güçlü. 206 milyar avroluk ticaret hacimini artırmak istiyoruz. Niyetimiz ileriye taşımak ve güçlendirmek.
‘İlave 1 milyar avro tahsis edildi’
* Türkiye’nin sürekli ve daima milyonlarca kişiye ev sahipliği yaptığını biliyorum. Biz de bu çabanızda sizin yanınızda durduk. 2011’den bu yana AB, neredeyse 10 milyar avroyu mültecilerin ve ev sahibi toplumun desteklenmesi için sağladı. İlave 1 milyar avro 2024 için tahsis edilmiş durumda.
* Mültecilerin sağlık sistemini ve eğitim çalışmalarını destekleyecek. Aynı zamanda göç ve sınır güvenliği ile gönüllü geri dönüşlere odaklanacak. Sahada gelişmeler devam ettikçe bu 1 milyarı Suriye’deki ihtiyaçlar ortaya çıktıkça onlara da tahsis edebiliriz.
‘Türkiye göç yönetiminde kilit ortağımız’
* Türkiye gerçekten göç yönetimi konusunda kilit bir ortağımız. Sınır yönetimi, göçmen kaçakçılığıyla mücadele için çalışmalarımızı sürdürmemiz gerek.