Başbakan Erdoğan‘ın Brüksel‘deki ‘paralel yapı’ söylemi, hükümet yanlısı yazarlar ve gazetelerle Gülen Cemaati’ne yakın yayınlar arasındaki kutuplaşmayı da gözler önüne serdi.
Erdoğan, Brüksel’de AB yetkililerine ‘paralel yapı’yı anlattığını belirterek, “İkna olduklarını zannediyorum. Örnekleri duyunca onlar da rahatsız oldu” demişti.
Bu sözlerden AB’nin ikna olduğu gibi bir sonucu çıkaran AKP hükümetine yakın Star gazetesi, ‘Paralel yapıyı AB de anladı‘ diyerek haberi manşetten duyurdu. Manşet, tamamıyla Erdoğan’ın sözlerinden ibaret. Akşam da ‘Avrupa’nın paralel yapıdan rahatsız olduğunu‘ birinci sayfasından ve yine Erdoğan’ın sözlerine dayanarak verdi.
Yeni Şafak, Erdoğan’ın paralel yapıyı AB’ye anlatırken örnek gösterdiği ’25 çuval belgenin mührü açılmadan gözaltı talimatı verildiği’ iddiasını manşetine taşıdı. ‘Mühürlü çuvalları anlattım‘ manşetiyle çıkan gazete de, AB’nin paralel yapıya ikna olduğunu vurguladı.
‘Paralel devlet korksun’
Gazete yazarlarından ve Erdoğan’ın uçak yolculuğuna da eşlik eden gazetecilerden Abdülkadir Selvi yazısında, “Paralel devletin 1 hafta önce kamp kurduğu AB’de, HSYK konusu ve yolsuzluk operasyonları konusunda sürdürdüğü kara propaganda da eklendiğinde, ihtiyatlı bir hava hâkimdi” diyor. Ancak Selvi’ye göre Erdoğan’ın AB ‘çıkarması’ olumlu sonuç vermiş. Selvi şöyle devam ediyor: “Brüksel dönüşü Başbakan’ın morali yüksekti. Brüksel’den AB’nin desteğini de cebine koyarak döndü. Paralel devlet bundan korksun. Başbakan çıktığı her yoldan güçlenerek dönüyor.”
Sabah da, Erdoğan’ın ‘Herkesi şantajla tehdit ediyorlar‘ sözünü ön plana çıkardı. Tulu Gümüştekin imzalı haberde, AB’nin paralel yapı rahatsızlığı diğer gazetelerde de yayımlanan ‘bir örnek’ soru-cevaplarla pekiştirildi.

‘Daha somut belgeler geliyor’
Erdoğan’a Brüksel dönüşünde eşlik eden Milliyet yazarı Nagehan Alçı da izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Şüphesiz zor ve çok önemli bir geziydi Brüksel. 17 Aralık ve sonrasında yaşananlar, paralel yapı, HSYK ile ilgili yapılması istenen değişiklik… Bütün bunları AB’ye anlatmak kolay görünmüyordu, hele bir de AB’nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Stefan Füle’den gelen eleştiriyi göz önüne aldığımızda… Ancak, günün sonunda Başbakan ile karşı karşıya oturduğumuzda temaslardan son derece memnun olduğunu gördük. Belli ki AB’deki tereddütlerin önemli bir kısmını bertaraf etmiş, yargının siyasete karşı bir darbe aracı olarak kullanıldığı yönünde somut bilgiler koymuş masaya.”
Alçı ayrıca geleceğe dair öngörüsünü de “(…) paralel yapıyla ilgili yakında çok daha somut kanıt ve belgelerin ortaya çıkacağını anladım. Yargının malum yapıdan temizlenmesi bekleniyor. Başbakan bu yapının yargı, emniyet, medya ve sermayede uzantıları olduğuna işaret ediyor” diye anlatıyor.
Beki muhalefete çakmayı ihmal etmedi
Brüksel yolcularından Akif Beki de Hürriyet‘teki yazısında ‘AB Türkiye’deki komployu gördü‘ demeyi tercih etti. Gazetenin birinci sayfasında ikinci manşetten anonsladığı yazıda Beki, “Bizdeki Cemaat garabetini Avrupalılara anlatmanın zorluğu konusunda fena yanılmışım. (…) [Erdoğan] ‘Zaten bir anlayış geliştirmişler bu konuda, bir fikirleri oluşmuş, ne olduğunu biliyorlar. Paralel örgütü anlatmak zor olmadı’ dedi” diye yazdı. Beki’ye göre ‘hazır bir altyapı üzerine gelince, 17 Aralık’ın antidemokratik bir komplo olduğunu izah, iş olmaktan çıkmış. Muhatapları, leb demeden leblebiyi sökecek durumdalarmış’.
Başbakan’ın eski danışmanı, durumu bir iç politika malzemesi yapmayı da ihmal etmedi: “Paralel örgütlenmeyi [Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel] Barosso idrak edebilirken Kılıçdaroğlu kavrayamadı mı sorusuna da, [Erdoğan] ‘Aklıselim, aklıhalim farkı’ şeklinde bir açıklama getirdi.”
AB’yi de mi paraleller ele geçirdi?
Gülen Cemaati’ne yakın Zaman ise, paralel devlet iddiasının AB’yi ikna etmediğini manşetiyle duyurdu. Yıllardır gazetenin Brüksel muhabirliğini yapan Selçuk Gültaşlı imzalı haberde, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre‘a atıfta bulunuldu. Gültaşlı, “Fransız milletvekili Flautre, Erdoğan’ın Avrupa Parlamentosu’nda siyasi grup temsilcileri ile yaptığı ‘son derece hararetli’ görüşmenin ardından yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan’ın aynen Gezi Parkı olaylarında olduğu gibi yolsuzluk davalarında da dış mihrakları sorumlu tuttuğunu ancak somut sorulara verdiği cevapların AP üyelerini ‘ikna etmediğini’ açıkladı” diye yazdı.
“Flautre, eğer ‘paralel bir AB üyesi’ değilse söyledikleri ciddiye alınmalı” diyen Gültaşlı’ya göre, “Eğer ciddiye alınmazsa geriye tek alternatif kalıyor: AB’yi de ‘paralellerin’ ele geçirdiği konusunda dünyayı ikna etmek!”
Bugün gazetesi de, doğrudan Flautre’un sözlerini birinci sayfasına taşıyarak AB’nin ikna olmadığını vurguladı. Gazete ayrıca EUobserver’ın ‘Erdoğan’ın baskısını meşrulaştırmak için AB platformunu kullandığı‘ tespitine yer verdi.
Kadri Gürsel de Milliyet‘teki köşesinde Başbakan’ın AB’yi ikna edemediği düşüncesini savunanlardan. Gürsel, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, önceki gün AB merkezi Brüksel’de görüştüğü Avrupalı muhataplarını da haliyle ikna edemediği görüldü. Kendisine gerekli uyarıların üslubun elverdiği sertlik nispetinde yapıldığı da açıklamalara yansıdı” dedi.