Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi, sekiz ay önce Suriye’de Ermeni ve Alevi nüfusun yoğunlukta olduğu Keseb kasabasına ÖSO ve El Kaide bağlantılı gruplarla birlikte saldıran Türkmen Dağı 2. Fetih Tümeni’nin komutanı Ebu Fadıl’la yaptığı röportajı manşetine taşıdı.
Fadıl Türkiye’yle aralarında ‘büyük bir muhabbet’ olduğunu vurguladı; IŞİD’i bir yıl önce bölgeden kovduklarını belirten Türkmen Cephesi üyeleriyse, üzerinde kelime-i tevhid olduğu için örgütün bayrağını indirmeye ‘ellerinin varmadığını’ söyledi.
‘Arapça, Türkçe ve İngilizce konuşan savaşçılar Ermenileri sürdü, Alevileri katletti’

Suriye’nin Türkiye sınırında bulunan ve nüfusunun yüzde 80′inden fazlasını Ermenilerin oluşturduğu Keseb kasabası 21 Mart 2014’te Türkmen birlikleri, Nusra Cephesi ve İslami Cephe’nin ‘Enfal’ (Ganimet) adını verdikleri ortak operasyonuyla muhaliflerin eline geçmişti.
İHD Hatay Şubesi, saldırı sonrasında Yayladağı sınır kapısına üç kilometre mesafedeki kasabadan ayrılıp Vakıflı’ya göç etmek zorunda kalan Ermenilerle ve sınır köylerinde yaşayan köylülerle yapılan görüşmeler sonucunda bir gözlem raporu yayınlamıştı.
Raporda, Yayladağı Çandır köyünden 13 araçla Suriye sınırına geçen, Arapça ,Türkçe ve İngilizce konuşan savaşçıların Ermenilere bölgeden sürdüğü Alevileri ise katlettikleri belirtiliyordu.
Davutoğlu başka diyor, görüntüler başka
El Nusra üyesi olduğunu belirten muhaliflerin, Yayladağı’ndan Keseb’e ellerini kollarını sallayarak geçtikleri görüntüler de internette yayınlanmıştı.
Buna karşın dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “Keseb sınır kapısı Özgür Suriye Ordusu ve Türkmenlerin oluşturduğu mücadeleyi yürütenlerin eline geçti” diyordu.
Tam da bu süreçte, Türkiye Suriye’ye ait bir savaş jetini Keseb kasabasının üzerinde düşürmüş, bunun kasabayı ele geçirmek isteyen İslamcı muhaliflere destek amacı taşıdığı savunulmuştu.
2’nci Fetih Tümeni’nin komutanı: Türk hükümetini hiçbir zaman unutamayız
Söz konusu saldırıya ilişkin 5 Nisan 2014’te Al Jazeera Turk’ten Yılmaz Bilgen’e konuşan 2’nci Fetih Tümeni’nin komutanı Ali Mısırlı ise “Burada tek bir Ermeni dahi ölmedi. Hiçbir Ermeni’nin malına, canına tecavüz olmadı” derken, Alevi katliamı iddialarını da “Henüz hiçbir Alevi köyu elimize geçmedi” sözleriyle yalanlamıştı. Mısırlı, Suriyeli Türkmenlerin savaşta kendilerine destek veren Türk hükümetini hiçbir zaman unutmayacağını söylemişti.
‘Keseb’deki Ermenileri getireceğiz, nereye yerleştirelim?’
Bölgeyi yakından takip eden gazeteci Fehim Taştekin ise Türkiye’nin Kesebli Ermenilere karşı olan tutumunu ise şöyle anlatmıştı: “Mizansen, tam da 1915’in yıldönümü yaklaşırken Keseb’i ele geçiren gruplara sağlanan lojistik destek nedeniyle köşeye sıkışan hükümetin İstanbul’daki Ermeni Başepiskoposu’nu arayıp ‘Keseb’teki Ermenileri getireceğiz, İstanbul’a mı yoksa Vakıflı’ya mı yerleştirelim’ diye sormasıyla başlıyor. Fütursuz bir mizansen. ‘Muhalifler evlerinden alıp sınırda Türk yetkililere teslim etti’ denilen yaşlılar üzerine bir kilim atılmış beton zeminde 8 ile 15 gün arasında esir tutulmuş. Kilisede dua ederken dışarıda bomba patla(tıl)mış, ‘Bakın rejim bombalıyor’ denmiş, gitmeye direnenler de böylece ikna olmuş!”
2’nci Fetih Tümeni’nden Soma için gıyabi cenaze namazı

Ulusal basında Türkmen Dağı 2’nci Fetih Tümeni’nin adı, Keseb saldırısının ardından Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın ardından duyulmuştu. ‘Yeni Şafak İstihbarat’ mahreçli haberde, Suriyeki Türkmen mücahitlerin Soma’da hayatını kaybeden madenciler için gıyabi cenaze namazı kıldıkları belirtiliyordu.
Türkmen Dağı 2’nci Fetih Tümeni Komutanı Ebu Elfadıl yaptığı açıklamada, “Şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine ve Baba Ocağı büyük Türkiye milletine başsağlığı diliyorum” diyordu.
‘Türkiye’yle aramızda büyük bir muhabbet var’

Fetih Tümeni Komutanı Ebu Elfadıl yaklaşık beş ay sonra, bu kez Türkmen Cephesi Komutanı Ebu Fadıl adıyla hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin bugünkü manşetinde karşımıza çıktı.
Türkmen Dağı’na giren Yeni Şafak muhabiri Cihat Arpacık, haber dizisi ‘Türkmen Dağı’nda 3 gün‘ün ilk gününde ‘Komutan Fadıl’la konuştu. Fadıl, “Türkiye’yle aramızda büyük bir muhabbet var. Sultan Selim bizi buraya nöbete dikti. 500 yıldır nöbetimiz devam ediyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın IŞİD’e karşı mücadele için ön şart olarak sunduğu ‘güvenli bölge’ önerisini destekleyen Fadıl, Türkmen Dağı’nın da buna dahil edilmesini istedi.
‘IŞİD bayrağını indirmeye elimiz varmadı’
Türkmen Cephesi üyeleri, Yeni Şafak muhabirinin benzin istasyonunun çatısında siyah zemin üzerine kelime-i tevhid yazan bir bayraka ilişkin sorusuna ise şu yanıtı verdi: ‘Merak etme burada IŞİD yok, o bayrakta kelime-i tevhid yazdığı için indirmeye elimiz varmadı.”