İktidarın “internet paketi” gazlı, Toma’lı bir kokteylle de tanıtıldı. Böylece annesinin babasının kucağındaki küçük çocuklar bile, öylece sokakta yürürken bir anda “iletişim çağı”nda kendinden geçti.
Hele adı “İstiklal” olan bir caddede, birey olarak ne kadar “bağımsız ve hür” olabileceğinin tatbiki anlatımı bilhassa çarpıcı oluyor.
Çocuklara bile, sanal alemde, sosyal medyada, internette ne kadar özgürce dolaşabilecekleri; sokakta ne kadar özgürce dolaşabildiği, konuşabildiği gösterilerek izah edildi. Artık bir çocuk bile rahatça anlayabilir bu basit teknolojiyi:
Özetle, internette de yaramazlık edersen, polis amcalar, Toma komalar, gaz kapsülleri gelebilir.
Fakat bir de Çankaya var, değil mi?
Ben de bu keyifli pazar günü size Cumhurbaşkanı’nın “İnternet Yasası”nı veto gerekçesini açıklıyorum:
“İletişim teknolojisinde devrim niteliğindeki internet yayıncılığının en baskın yönü, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün, özgün kanaat oluşumunun günümüzdeki en etkin kullanım alanı olmasıdır. İnternet ortamındaki yayıncılıkta; hukukun üstün kılınması, kişilik haklarının korunması ve yayın yoluyla düşünce ve ifade özgürlüğü gibiduyarlı alanların dengelenmesi sorunu ortaya çıkmakta. Bu sorunlar ancak, ifade özgürlüğü esas alınarak ve yayınlar üzerindeki denetim yargıya bırakılarak sağlanabilir. Yayınların düzenlenmesinin tümüyle kamu otoritelerinin takdirine bırakılması internet yayıncılığının özelliği ile bağdaşmamaktadır.”
Bu veto gerekçesi şu anda Çankaya’da da duruyor.
Cumhurbaşkanı da bakarsa görecek.
Orada Cumhurbaşkanı imzası var.
Yurtta ve dünyada, özgür medya ve özgür internet kamuoyunun takdirle karşıladığı “veto” tarihi 19 Haziran 2001. Tamam, Cumhurbaşkanı Gül değil, Sezer.
Ama Fazilet Partisi Milletvekili Abdullah Gül de o günlerde bu yasaya ve yasağa karşı Meclis’te mücadele verdi, Cumhurbaşkanı vetosunu takdirle karşıladı.
Vallahi o veto, kelimesi kelimesine şu anda Cumhurbaşkanı’nın elinde.
O günleri medya içinden bilen danışmanı Ahmet Sever arşivden hemen çıkarabilir.
O yüzden, sadece selefinin vetosu değil, kendi yakın geçmişinin içtihadı da hazır!
Ya özgürlük diyeceksiniz ya da Toma’ya bineceksiniz; bu teknoloji bu kadar basit!