… Bir yanda infaz edildiği belirtilen ama sonuçta kendi yaptıkları, cana değil ama mala yönelik bir şiddet eylemi sonrasında güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada ölen, silahlı kişiler var…
Diğer tarafta çarşı iznine çıkmış, silahsız ve sivil 3 er var. Göze göz, dişe diş mantığı içinde mi, yoksa bu ölümleri PKK’nın üzerine atmak için başka eller tarafından mı vurulduklarını bilmiyoruz. Ama her durumda eğer infaz kelimesini kullanmak gerekiyorsa, askerlik görevini yapan 3 erin infaz edilmiş oldukları kesin.
HDP bildirisi, niyetinin tam böyle olmadığına inanmak istesek de, bu iki olayı birbirine ima yoluyla bağlayarak,
yangına körükle gidiyor. Bildirinin geri kalanında söylenen ve bütünüyle katıldığımız tüm değerlendirmelerin
gölgede kalmasına, zaten böyle bir fırsat bekleyen çevrelerin “bak işte, görüyorsunuz” demesine yol açıyor.
… Sonuçta, başta Tayyip Erdoğan olmak üzere, AKP yönetiminin seçtiği kelimeler, söylediklerinin içeriği ve biçimi, yani bu konudaki retoriği çözüm sürecini gerçekten yaptıklarından çok daha fazla baltalamıyor mu? O zaman neden “PKK ve IŞİD aynıdır?” cümlesine bu kadar önem atfediyoruz ki?
… Kürt sorunu sadece bir dil sorunu değildir ama şu son örneklerin yeniden gösterdiği gibi aynı zamanda büyük bir dil
sorunudur. Barışın dilini karşılıklı olarak bulamama sorunudur. Barışın dilini kullanmayı zaaf, küçük düşme, altta
kalma, erkeklik kaybı, otorite yitimi zannetme sorunudur.