İngiltere’nin en önemli sol eğilimli gazetelerinden The Independent’ta, AKP hükümetinin ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın IŞİD kuşatması altındaki Kürt kenti Kobani’ye yönelik politikası hakkında eleştirel bir yazı yayımlandı.
Gazetenin Ortadoğu uzmanı muhabirlerinden Patrick Cockburn, AKP’nin dün saban Kobani’ye ilk kez silah yardımı yapan ABD’nin ‘sabrını taşırdığını‘ yazdı. Cockburn, ”Erdoğan Esad’ın devrilmesi konusunda ABD’den bir güvence almadıysa, Suriye krizinin son aşamasının kaybedeni oldu” yorumunu yaptı.
Makalenin öne çıkan kısımlarında şu tezler savunuluyor:
Obama Kobani’de kararlı

* ABD’nin Kobani’ye hızla yoğunlaşan desteği, Washington’ın IŞİD’in bir zafer daha kazanmasına izin verilemeyeceği inancından kaynaklanıyor gibi görünüyor. Böyle bir durum, ABD Başkanı Barack Obama’nın örgütü zayıflatıp yok etme stratejisi açısından aşağılayıcı bir gerileme anlamına gelir.
Diplomatik dile bakmayın
* Kullanılan diplomatik dile rağmen, IŞİD’i yok etmeyi amaçlayan koalisyonun bir parçası olmasına rağmen Kobani’yi kurtarma amaçlı önlemlere izin vermeyi arka arkaya reddeden Türkiye konusunda ABD’nin sabrı taştı.
Peşmerge izni durumu bir miktar kurtaracak
* Türkiye’nin tavrındaki değişiklik, ABD’nin talebiyle geldi. Kürt savaşçıların topraklarından geçişine izin vermesi, Ankara’nın başını bir miktar dik tutmasını sağlayacaktır.
Barzani kazançlı çıkacak
* Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin liderleriyle yakın ilişkileri olduğu için Türkiye hükümetinin PKK’dan ziyade Iraklı Kürt peşmerge güçlerine güvenli geçiş sağlaması siyaseten daha kolay bir karar. Kürt Bölgesel Yönetimi de, birçok Kürt’ün kahramanca bir direniş ve ulusal kimlik mücadelesinin sembolü olarak ‘Kürt Stalingrad’ı gibi gördüğü Kobani’nin savunmasında rol alarak avantaj elde edebilir.
Obama garanti verdi mi?

* Ankara Suriye’deki önceliğin, uçuşa yasak bölge dayatılması ve kuzey Suriye’de Türkiye’nin kontrolündeki bir tampon bölgede isyancı gücü oluşturulması yoluyla Devlet Başkanı Beşar Esad ve hükümetinin devrilmesi olduğunda ısrarcı. Bu gücün, oluşturulduktan sonra hem IŞİD’le hem de Şam’daki hükümetle savaşacağı öngörülüyor. Fakat Erdoğan Esad’ın devrilmesi konusunda ABD’den bazı garantiler almadıysa, o zaman Suriye krizinin son aşamasının kaybedeni Türkiye demektir.
Suriyeli Kürtleri zayıflatamadı
* Türkiye hükümeti, Suriyeli Kürtleri kurtarmayı reddederek ve IŞİD’in onlara saldırmasında gizlice işbirliği yaptığı için kendi Kürt nüfusunu küplere bindirdi. Eğer Erdoğan 2012’de fiilen otonomi kazanan 2 buçuk milyon Suriyeli Kürt’ü zayıflatmayı amaçladıysa, o zaman başarısız oldu. Eğer ABD şu an Suriyeli Kürtlere IŞİD’in etkili rakipleri olarak destek vermeye kararlıysa, o zaman onlar da bu krizden eskisinden güçlü bir biçimde çıkmış demektir.