Tekrar başa döneyim. Demokrasi ve hukuk yolunda yürümeyen bir siyasal iktidar, Türkiye’de ‘çözüm süreci’ni selamete ulaştıramaz. Bu açıdan Erdoğan iktidarı son derece tehlikeli sularda seyrediyor. Bununla iç içe olarak ikinci bir vahim hatası daha var Erdoğan’ın. Hem Batı’da, hem bölgede kendini gitgide tecrit ediyor, yalnızlaştırıyor.
… Ankara ne yaptığının farkında mı? Hem demokrasi ve hukuktan uzaklaşarak ‘çözüm süreci’ni tıkamaya başlayacaksın… Hem PKK’si de, PYD’si de birdir, ikisi de ‘terör örgütü’dür diyerek, onları Amerika’nın, Avrupa’nın saflarına iteceksin… Hem PKK ile Öcalan’ın arasını açabilecek yönelişler içine gireceksin… Sonra da kalkıp şöyle yakınacaksın: “Şu anda bakıyorsunuz, İmralı farklı bir havada, dağ farklı bir havada, Parlamentodaki temsilcileri farklı bir havada. Böyle bir ayrışmanın, bölüşmenin olduğu yerde ülkemi karıştıranların hâli de ortada…”
Bu kafa karışıklığı hayırlara vesile olmaz! Kafası fena halde karışık bir Ankara bu. Demokrasi ve hukukla evinin içini düzene sokarak hem kendi Kürtlerini, hem bölge Kürtlerini kazanarak, manevra alanını genişletecek bir kafa değil bu. Bu kafa karışıklığı hayırlara vesile olmaz! Bu kafa karışıklığıyla Türkiye’nin önü açılmaz. Hatta gün gelir, Öcalan’ın iyi niyetli çabaları da ‘çözüm süreci’ni kurtaramaz.