Kılıçdaroğlu: İhvan logosunu panoya koyup fotoğraf veriyorsa, bu kişi memur değil

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘militan’ın sözlük anlamını ifade ederek, “Bir Milli Eğitim müdürü, İhvan’ın yaptığı hareketi, logosunu arka tarafındaki panoya koyup böyle bir fotoğraf veriyorsa bu kişi devlet memuru değil” dedi.

Fotoğraf: AA

Siyasette militan tartışması, eski CHP milletvekili Berhan Şimşek’in bir TV programında sarfettiği, “Vali militan, kaymakam militan, yargıçlar militan… Alınan kararları görüyoruz” sözleriyle başlamıştı. İçişleri Bakanlığı, Şimşek hakkında Ankara başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

Kılıçdaroğlu ise salı günkü grup toplantısında, “İşte sana militan, dünya kadar militan var” diyerek Tekirdağ’da AKP il başkanının kapı kapı dolaşarak karne dağıttığını söylemişti. İçişleri Bakanlığı, CHP liderinin hakkında da suç duyurusunda bulunulacağını açıklamıştı.

Dün de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, lideri olduğu AKP’nin grup toplantısında, Kılıçdaroğlu’nun ‘militan’ diye nitelediği herkesin dava açması gerektiğini savunmuştu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve beraberindeki heyeti, parti genel merkezinde ağırlayan Kılıçdaroğlu, görüşme sonrasında, siyasetteki ‘militan’ tartışmasına yönelik soruya şöyle yanıt verdi: “Sözlüğe bakıldığı zaman, militan, belli bir düşünceyi savunan kişi demektir. O düşünce için mücadele eden kişi demektir.”

‘Memuru siyasi parti elemanı yapmak…’

Kendilerinin kastettiği şeyin devletin tarafsızlığı konusundaki gereklilik olduğunu vurgulayan CHP lideri şunları söyledi: “Eğer bir Milli Eğitim müdürü, İhvan’ın yaptığı hareketi, logosunu arka tarafındaki panoya koyup böyle bir fotoğraf veriyorsa bu kişi devlet memuru değil. Devlet memuru siyasetle uğraşmaz. Valiler, kaymakamlar siyasetle uğraşmazlar. Onlar tarafsızdır, devleti temsil eder, bir siyasi partiyi temsil etmezler. Eğer siz devlet memurlarını belli bir siyasi partinin elemanı haline getirirseniz onu militanlaştırmış olursunuz. O kişi tarafsızlığını kaybetmiş olur.”

Bu konuda çok sayıda örnek olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “Dava açın” çağrısına da değindi: “Erdoğan’ın, ‘Bütün valiler dava açsın’ demesi, ‘Bütün valiler benim emrimdedir ve AK Parti’nin emrindedir dolayısıyla ben talimat veriyorum, hep beraber dava açın’… Bu ne demektir, bir partinin genel başkanının talebinin bütün valiler tarafından kabul edilmesi demektir. Bunun akılla, mantıkla bir ilgisi var mıdır? Dolayısıyla üzerinde durduğumuz nokta bu. Oturup baksınlar, devleti politize etmesinler. Kamu görevlilerini politize etmesinler. Onlar gelen her vatandaşa yasaların öngördüğü hizmeti vermekle sorumludurlar. Valisi, kaymakamı, emniyet müdürü, defterdarı, vergi dairesi müdürü, hiçbir ayrım yapmadan, vatandaşların siyasi görüşüne bakmadan her vatandaşa hizmet etmek zorundadırlar. İşin özü budur.”

Kamuoyu yoklamalarına göre toplumun yüzde 58’inin var olan sistemden memnun olmadığını, güçlendirilmiş parlamenter sistem istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla toplumun önüne bir tablo koymak, ana ilkeleri koymak çok önemli” dedi. 

Diyalog süreci

Ali Babacan ise Kılıçdaroğlu’na kabul nedeniyle teşekkür ederek, bir araya gelmişken ülkenin sorunlarını da ele aldıklarını dile getirdi. 

Babacan şunları söyledi: “Bizim ve pek çok partinin güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili hazırlıkları var. Bizim kendi hazırlığımız önemli bir aşamaya geldi. Fakat bu hazırlığı kamuoyuyla paylaşmadan önce bir mutabakat zemini oluşturmayı önemli görüyoruz. Böyle bir sürecin başlatılmasıyla ilgili yine görüş alışverişinde bulunduk. CHP’nin de önemli hazırlıkları var. Bundan sonraki süreçte ikili bazda heyetlerimizin, güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili bir diyalog ve istişare süreci başlatmasının iyi olacağı kararına vardık.”

Erdoğan: Salgında faaliyetleri kısıtlanan lokanta ve kafelere destek verilecek

‘Militan’ tartışması: İçişleri, Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacak

İçişleri’nden eski CHP’li vekil Şimşek hakkında suç duyurusu