Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özalp Ekinci, bazı ailelerin bilim kurulunun belirlediği saatlerde bile çocuklarını dışarı çıkarmadığını belirterek çocukların dışarı çıkarılmasının gerektiğini söyledi.

AA muhabirine konuşan Ekinci, çocuğunu dışarı çıkarmayan anne-babaları şöyle uyardı: “Her ne kadar kısıtlama olsa da imkan bulmak lazım. Haftada üç gün dışarı çıkan çocuk ile hiç çıkmayan çocuk arasında uyum, uyku kalitesi, moral, derse motivasyon, evde anne, baba ve kardeşleriyle ilişki açısından dağlar kadar fark oluyor. Hiç dışarı çıkmayan çocuklar öfke kontrol zorluğu yaşıyorlar, evde aileleriyle çatışıyorlar.”
‘Kaygılı ailenin çocuğu da kaygılı oluyor’
Bazı ailelerin aşırı kaygılı bazılarının ise aşırı umursamaz davrandığını, bunun da çocukları farklı şekillerde etkilediğini belirten Ekinci, “Kaygılı ailelerdeki çocukların kaygı düzeyi de yüksek oluyor. Bu da çocukların akademik faaliyetlere uyumunu olumsuz etkiliyor” dedi.
Ekinci, her iki uçtaki aileleri bilim kurulunun uyarılarını dikkate almaya, kaygıda aşırıya kaçıp koruyuculuğu takıntı boyutuna getirmemeye, çocuklarıyla zaman geçirmeye ve günü iyi planlamaya çağırdı.
Ekinci, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları olan bazı çocukların ailelerinin hastalık korkusuyla çocuklarını hastaneye götürmeye çekindiğini, bunun da tedavi sürecini olumsuz etkilediğini söyledi.
Ekinci, “Yüz yüze eğitim olmadığında, öğretmen karşısında olmadığında, ekran karşısında bu çocuklarımızın öğrenme, derse odaklanma zorlukları daha fazla oldu. Dikkat zorluğu olan çocuklarımız bu döneme uyumda biraz daha zorlandı” dedi.
‘Akranlarıyla zaman geçirmeliler’
Yaş gruplarına göre çocukların akranlarıyla zaman geçirmesinin önemli olduğunun altını çizen Ekinci, aşırı kaygılı bazı ailelerin ergenlik yaşındaki çocuklarını bile dışarı göndermediklerini ifade ederek şöyle konuştu:
“Gençlerimiz, ailelerinin aşırı kaygılı tutumları nedeniyle hiç dışarı çıkmadı ya da çok az çıktılar. Akranlarıyla hiç teması olamayan ergenlerde belli zorluklar yaşadık. Bazıları kliniklerimize de geldiler. Zaten akranlarıyla görüşmekle ilgili zorlukları olan, biraz kendilerini zorlayarak biraz ailenin desteğiyle biraz çevrenin motivasyonuyla sosyal etkileşime başlayabilen, çekingen ergenler var. Bu grup çocuklarımız evde kısıtlanınca hemen teknolojik cihazlara yöneldiler. Haftalarca, aylarca dışarı çıkmayan ergenlerimiz oldu. Bu çocuklarımızın sosyal etkileşim becerilerinde bir gerilik oldu. Pandemi bittikten sonra bunların büyük bölümü telafi edilecektir ama şu dönemde biz hep vurguluyoruz: Bilim kurulunun önerdiği şekilde lütfen çocuklarınızı dışarı çıkarın. Günde kaç saatse o saati mutlaka değerlendirin.”