Yiğit Bulut: Kobani eylemleri, başkanlık sisteminin şart olduğunu gösterdi!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Son yaşanan olayları tartışırken hemen hemen her konuştuğum kişi aynı tespiti yapıyor; bu coğrafya liderlik dışında yönetilemez…

Sevgili dostlar, bu detaydan başlayıp konuya girip BAŞKANLIK dinamiğini detaylı şekilde açmadan önce net bir tespit yapmak istiyorum; Türkiye’nin 1938-2003 arasında yaşadığı bütün sorunların temelinde tek bir gerçek var; “güçsüz hükümetler, kudretsiz Başbakanlar ve en önemlisi karşılarında GÜÇLÜ BİR YERLEŞİK DÜZEN”!

Sevgili dostlar, BAŞKANLIK başlığına bu tespit eşliğinde bakınca “Başkanlık ne getirecek” diye sorup, konuyu önemsizleştirmeye çalışanlara vereceğimiz ilk cevap çok açık; seçilen kim olursa olsun, % 50’nin üzerinde başa gelecek ve sadece Türk Halkına karşı sorumlu olacak…

Sevgili dostlar, daha önce yazdıklarıma ilaveten daha da açık yazayım; YERLEŞİK DÜZEN’in özellikle 2003 yılına kadar karşısında bulmaya alıştığı “güçsüz hükümetler” modeli tam olarak çökecek! Bir not düşelim: Bugün sistem “mükemmel olma noktasına uzak” fakat Başbakan Erdoğan aldığı oy ve kişisel özellikleri ile sistemin eksiklerini kapatıyor…

Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan, girdiği tüm seçimlerde “aldığı oy oranı” ve güçlü karakteri ile “sistemin eksiklerini kapatıyor” ve YERLEŞİK DÜZEN’e karşı “DİK durabiliyor, Türkiye’ye ve Türk Halkına zaman kazandırıyor. Fakat bu güç “SİSTEM en noktasına geldi” anlamını taşımıyor.

Yiğit Bulut’un yazısı