Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni tedbirlerin gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin soruya, kapalı mekanlarda dikkat edilmediğini belirterek, “Tedbir almaya mecburuz ve alacağız” yanıtını verdi.

İstanbul’da, cuma namazı çıkışında soruları yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi: “Yeni tedbirlerle ilgili olarak bu işin birinci derecede sorumlusu bilim kurulu. Vatandaşlarımızın hassasiyeti çok önemli burada. Defaatle birçok tedbir açıklamamıza rağmen dikkat edilmediğini kapalı mekanlarda sigara içtiklerini, maske takmadıklarını görüyoruz. ‘Tamam’ diye ifade ettiğimiz maske, mesafe, hijyen çok önemli biliyorsunuz. Dikkat edilmediği sürece özellikle büyükşehirlerde artarak devamı kaçınılmaz hale geliyor. Sağlık bakanlığımızın da attığı adımlarla bu tedbirleri almaya mecburuz ve alacağı. Fiziki anlamda, hastane anlamında sorun yok. “
‘Kanal İstanbul ihale aşamasında; yoğun talep var’
Önlerindeki en büyük projenin kendisinin ‘çılgın proje’ diye adlandırdığı Kanal İstanbul olduğunu vurgulayan Erdoğan şöyle devam etti: “Projeyle ilgili yoğun bir şekilde talepler artıyor. Yerli ve küresel. Bizim yatırımlarımızda herhangi bir durma yok. Bunların içinde dikkate değer bir numaralı proje Kanal İstanbul projesidir. Mimari boyutu, teknik bütün boyutlar hazır. Artık işin ihale seviyesine gelmiştir. Bu görüşmelere de.. Ulaştırma ve Çevre Şehircilik Bakanlıklarımıza, ‘Bu işi birlikte yürüteceksiniz’ dedim. Bu adımı en kısa sürede atacağız. Kanal İstanbul Projesi’yle İstanbul çok daha farklı bir görünüme ve uluslararası anlamda farklı güce ulaşacaktır.”
‘TVF farklı bir yere oturacak’
Cumhurbaşkanı, bugün yapılacak Türkiye Varlık Fonu Toplantısı ve dn Katar’la yapılan anlaşmalarla ilgli soruya ise şu yanıtı verdi: “Varlık Fonu’nun resmen başkanı benim. Daha önce aldığımız kararları devam ettiriyoruz. Fevkalede bir durum yok. Bu fonu küresel anlamda farklı bir yere oturtmak istiyoruz. Dün mesela Katar emirinin Türkiye ziyareti aslında adımlardan biridir. Şu anda en önemli hedefler işte dün attığımız imzalar. 11 anlaşma imzalandı. Bunların arasında bazı firmaların kendi hisselerini satışından tutun da farklı ülkelerdeki şirketlerin hisselerini satın almaya varıncaya kadar atılan adımlar var.”