Buradan hareketle Kamışlı merkezli yeni bir sözde yönetimin planladığını ileri sürmek hiç zor değil. Trump’un buradaki enerji kaynaklarını sürekli öne çıkarması yakın gelecekte bu kaynaklarla ayakta kalabilecek bir özerk yapılanma tehlikesini gündeme getiriyor. Süreç o kadar ilerlemiş durumdaki Cenevre’deki görüşmeler öncesinde Rusya’da devreye girerek bu yapılanma üzerinde söz sahibi olmak istiyor. Moskova’nın himayesinde Demokratik Suriye Meclisi ile Halkın İradesi Partisi arasında protokol imzalanması ve ardından yapılan açıklamalar ‘öz yönetim‘ yaklaşımının yeni bir görünümü olarak kabul edilebilir.
Bu noktada sanırım en kötü senaryo ABD-Rusya mutabakatı olacaktır.
İşte bu gidişat karşısında Türkiye’nin ne ABD ne de Rusya’nın vakit kazanmaya yönelik çabalarına bakmaksızın sahadaki etkisini artıracak adımlar atması gerekiyor. Bu anlamda Barış Pınarı Harekat bölgesi önümüzdeki günlerde yeniden bir hareketlilik yaşayabilir.