İşin ironik yanı, 2010 sivil yargı darbesi, kamuoyunun desteğini alabilmek için sanki 12 Eylül 1980 darbesinden hesap soracakmış gibi gösterildi. Halkoyuna sunulan 26 maddeden birisi, 12 Eylül askeri darbesinin sorumlularının yargılanmasını engelleyen geçici 15. maddenin kaldırılmasıydı.
2010 Anayasa Referandumu’nda değişikliklerin kabul edilmesiyle, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve mağdurlar, 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
Ancak önlerine atılan bu yeme tav olanlar, “kandırıldıklarını” bir süre sonra gördü. Darbe lideri Kenan Evren ve dönemin darbecileri, hesap vermeden öldüler. Göstermelik yargılama sonrasında 12 Eylül davası zamanaşımından düşürüldü.
(…)Merak ediyorum: “Kandırıldıklarını” iddia eden liberal “solcular”, darbenin 40. yılında kullanışlı aptallığın özeleştirisini yapıyor mu acaba?