Sevgili Cavit Çağlar Bey…
Dertsiz, tasasız, gamsız, kasavetsiz günler geçiriyordun, ne güzel!
Yahu Cavit Bey, nereden çıktı bu haber kanalı kurma işi?
Bak, daha başlamadan, şimdiden bin türlü dedikodunun tam göbeğindesin.
– “Tarafsız olacağım” diyorsun, “Taraflı olacağını ilan etti” diyorlar.
– “İmamoğlu’yla bir ilgim yok” diyorsun, “Kesin İmamoğlu var arkasında” diyorlar.
– “Muhaliflik yapmayacağım” diyorsun, “Nevşin ne alaka o zaman” diyorlar.
Diyorlar da diyorlar.
Diyecekler de diyecekler.
Cavit Bey, seni pek severim bilirsin.
Ama günü zamanı geldiğinde… “Nereden girdim ben bu işe” diye dertlenecek birini aradığın zaman sakın bana gelme… Çünkü sana “Girerken bana mı sordun?” derim.
Seni pek sevsem de bunu derim. Ona göre.