Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan yüz yüze eğitim için belirlenen tarih yaklaşırken uyardı: “Tarih yerine hedef belirlemeliyiz. O hedefe ulaşamamışsanız okulları açmak riskli olacaktır.”

Prof. Dr. Ceyhan, bütün ülkelerde sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı dönemde yapılan çalışmalarda, çocukların virüsü çok bulaştırmadığı yönünde yanıltıcı sonuca ulaşıldığına dikkat çekti.
Ceyhan şunları söyledi: “Oysa biz ‘Okulların açıldığı dönemde bu değişir’ diye hep söylüyorduk. Nitekim son iki haftadır yapılan çalışmalar bütün dünyada gösteriyor ki çocuklar da en az yetişkinler kadar hatta bazen onlardan daha uzun süre bulaştırıyor. O yüzden bu hem okulların açılmasındaki problemleri artırıyor hem de toplumda hastalığın giderek daha çok yayılmasına neden oluyor.”
‘Hedef belirlenmeli’
Profesör, okullarda yüz yüze eğitimin başlayacağı tarihin 21 Eylül’e ertelendiğini, ancak bu tarihte vaka sayılarının azalması için görünen neden olmadığını belirtti.
Ceyhan şöyle devam etti: “Belki de biz 21 Eylül’de 31 Ağustos’tan daha kötü şartlarda en azından belli sınıfları açmak zorunda kalacağız. O yüzden pandemide bazı tedbirleri kaldırırken tarihlere ertelemek yerine hedeflere ertelemek lazım. Her ülke farklı hedefler kullanıyor. Bir kısmı günlük vaka sayısına göre bir hedef belirliyor, bir kısmı yaptıkları testlerin pozitiflik oranına göre. Örneğin biz de diyebiliriz ki ‘Bizim hedefimiz günlük vaka sayısında 800’ün, 500’ün altı, bunun altına indiğinde okulları açacağız’ demeliyiz. Yani ‘şu tarihte’ yerine, ‘şu hedefe ulaştığımızda’ demeliyiz. Bu hedefe ulaştığımızda hangi tarih olursa o zaman okulları açmalıyız. Eğer o tarihe kadar o hedefe ulaşamamışsanız okulları açmak riskli olacaktır. Giderek özellikle okul çağındaki çocukların ve gençlerin virüsü daha fazla bulaştırdığına dair yeni çalışmalar çıkıyor. Okullarda ne kadar tedbir alırsanız alın biraz sıkıntılı bir iş. Okullar pandeminin yayılmasında önemli bir rol oynuyorlar.”
‘Kapatmak zorunda kaldılar’
Ceyhan birçok ülkenin okulları açtıktan sonra kapatmak zorunda kaldığını da anımsattı.
Profesör şu önerilerde bulundu: “Hiç değilse salgından korktuğu için çocuklarını okula göndermeyen ailelere seneyi uzaktan eğitimle tamamlama şansı verilsin. Eğer böyle olursa okula giden çocuk sayısı da azalacağı için okuldaki çocuklar da daha güvenli ortamda eğitim alacak. Örneğin, o sınıfta 15 öğrenci yerine 10 öğrenci olacak ve gerekli 1.5 metre mesafeyi daha rahat sağlayacaksınız. Virüsün bulaşmasında 10 yaş üstü çocuklar daha fazla rol oynuyor. Çünkü bu yaş grubunda teması kontrol etmek çok daha zor. Ama öbür taraftan da o gruptakiler örneğin, maske takma kuralına küçük çocuklardan daha fazla uyabilecek yaşta, o yüzden yaş ayırt etmeksizin bütün yaş grupları riskli aslında. Ama özellikle küçük çocukları ben daha riskli buluyorum maske nedeniyle. Tek başına maske yüzde 86, tek başına mesafe yüzde 82, ikisi birden kullanılırsa yüzde 97 koruyor. Dolayısıyla ben hemen hemen hiç maske kullanamayacak yaş grubunun aynı anda başlamamasını, önce büyük sınıfların başlayıp oradan edinilen tecrübelerle örneğin, bir ay sonra daha küçük yaş gruplarının başlamasını tercih ederdim”.