Maskeyi takmayan, sosyal mesafe ve hijyen kuralına uymayan, düğünler gibi kalabalık ortamlarda rahat davrananlar, ‘Bana bir şey olmaz’cılar, ‘Aslında virüs yok’cular, ‘Gencim ben’ diyenler sorumlu. Diğer yandan Ankara’da kamu binaları ve o binalardaki çalışma koşulları nedeniyle acaba esnek ve kademeli mesai, ağustos ayının başında, yani başkent alarm vermeye başladığında hayata geçirilemez miydi? Toplanmalara sayı kısıtlaması daha önce uygulamaya konulamaz mıydı? Toplu taşımadaki risk ve kalabalık oranı için bir çalışma yapılamaz mıydı? Diğer yandan her seferinde vatandaşa seslenen siyasetçiler, üyelerini uyaran sendikalar, dernekler, iş örgütleri, biraz onlara da bakmak gerekmiyor mu? Hani mecbur kalmadıkça kalabalık toplantılar düzenlenmeyecekti? Onların da bu süreçte mecbur kalmadıkça bu yüz yüze kalabalık toplantılardan bir süre vazgeçmesinde fayda yok mu?