Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin başhekim yardımcısı ve kardiyoloji uzmanı Dr. Remzi Sarıkaya, hastalığı yenip görevinin başına döndü. Sarıkaya şu uyarıyı yaptı: “Bu süreçte beni en çok mutlu eden kimseye bulaştırmadan bu süreci atlatmam oldu. Bu zinciri sürekli maske takarak kırdım. Lütfen maskenizi yüzünüzden eksik etmeyin.”

Hastanede çocuk hastaların Covid-19 koordinatörü olan Sarıkaya, Kurban Bayramı sonrasında boğaz ağrısı halsizlik ve ateş şikayetiyle hastaneye başvurdu. Evli iki çocuk babası Sarıkaya, testinin pozitif çıkması üzerine kendisini evinde izole ederek tedavisine devam etti ve 14 gün sonra işe başladı.
Sarıkaya şunları söyledi: “Tabii ki hastalarla ve doktorlarla temas halindeyim. Bayramdan hemen önce kaptığımı düşünüyorum. Bayram tatilinden sonra semptomlarım başladı. Testten önce hafif, yani çok önemsenmeyecek düzeyde boğaz ağrım oldu. Sabah mesaiye gelmek için uyandığımda yaygın bir vücut ağrısı ile uyandım. Özellikle eklem ağrılarım, halsizlik, bitkinlik ve ateş hissediyordum. Daha önce yaşadığım grip semptomlarımdan daha ağır semptomlar vardı. Bunun üzerine mesaiye değil Covid alanına gittim. Testim pozitif çıktı. Kendimi izolasyona almam şartıyla eve gönderildim.”
İki gün önce arkadaşını kaybetmiş
Uyumakta zorluk çektiğini belirten Sarıkaya kendisine tanı konulmadan iki gün önce bir arkadaşını Covid-19 nedeniyle kaybettiğini belirterek şöyle devam etti: “Üniversite sürecinde aynı evi paylaştığım psikiyatri uzmanı olarak çalışan 35 yaşındaki doktor arkadaşım Mustafa Özlü vefat etmişti. Onun hüznünü yaşarken ben de Covid-19 oldum. Aynı yaş grubundan size yakın birini kaybettiğiniz zaman tabii duygusal olarak daha fazla etkileniyorsunuz. Bu da bende biraz stres oluşturdu. Ailem ve çevremdekiler beni aradıklarında onların seslerindeki endişeyi ve kaygıyı hissedebiliyordum. Bu süre içerisinde evdeyken kapıma polisler geldi ve karantinaya uyup uymadığımı sorguladılar. Bu da beni çok mutlu etti.”
Çok riskli bir dönemde virüse yakalandığını söyleyen Sarıkaya şu ifadeleri kullandı: “Ben de bu bölgenin insanıyım. Bizim aile bağlarımız çok sıkı oluyor. Ailem de bayram için eve davet ediyordu. Bayramın ilk günü gidip anneme babama uzaktan el salladım. Bu beş-altı aylık süreçte de annemi babamı uzaktan birkaç kez gördüm. Test sonucum pozitif çıktıktan sonra ailemin yanına gitmemenin ne kadar doğru bir karar olduğunu gördüm. Eğer gitmiş olsam 80 yaşında koah ve tansiyon hastası annemi babamı bu hastalığın içine atmış olacaktım. Durum böyle olunca onlar da gitmememin ne kadar yerinde bir karar olduğunu anladılar.
Aileme bulaştırmadan atlattım
Sağlık Bakanımızın her gün ısrarla üstünde durduğu maskeye, sosyal mesafeye, hijyene ve odamın havalandırılmasına çok dikkat ettim. Bu kurallara uyarak evde beraber yaşadığım iki çocuğum ve eşime bulaştırmadan bu hastalığı atlatmış oldum. En azından o zinciri kırmış oldum ve bana bulaşan bir hastalığı başkasına bulaştırmadan atlatmış oldum. Sigara içenlerin de hemen bırakmalarını tavsiye ediyorum. Sigara bu süreçte riski ciddi düzeyde artırıyor.”
Sarıkaya, hastalık belirtisi olanların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalarını söyleyerek şöyle devam etti: “Gözlemlediğim kadarıyla insanlar belirtileri olduğu halde hastaneye başvurmakta çekinge yaşıyor. Geciktirince teşhis geç konuluyor. Tabii geç konulunca bulaş artıyor maalesef.”