İktidar partisi devlete egemen olurken, ‘devletçi zihniyet’ de aynı oranda iktidar partisine sirayet etti. ‘Devletçilik‘ kapsamlı ve birçok yöne ‘çekilebilecek‘ soyut bir kavram. Bizim meselemiz ise devlet-toplum ilişkisinde nasıl bir tavır izlendiği/izleneceği.
Toplumun, özgürlük, adalet, fırsat eşitliği, örgütlenme hakkı gibi temel hakları konusunda nerede durulacak? Örneğin yargıç kararını verirken toplumun çıkarlarını mı, devletin yüce menfaatlerini mi öncelikli sayıyor? İdare, çalışanın hak hukuk talebini dinleyip onun taleplerini özenle yerine getirecek bir gayret içinde mi? Yoksa, “Hainler, devleti yıkmak istiyorlar. İndir copu, aç hapishanenin kapısını…” mı diyor?