Diyanet İşleri Başkanı’nın yaptığı son derece vahim sorumsuzluğu eleştirenlere, aptalca bir ‘din düşmanlığı’ yaftası yakıştırmaya çalışıyorlar. Sanki Diyanet İşleri Başkanı, devletin bir maaşlı memuru, bir atanmış bürokrat, (dini açıdan bile baktığınızda) hata yapabilecek bir kul değil de, eleştirilemez konumda, ‘ruhani bir figür’ gibi konumlandırılıyor. Onun, “Bütün bu virüs mirüs belası başımıza bu eşcinsel, travesti, lezbiyen, gay, evlilik dışı münasebet, zina suçluları(!) yüzünden geldi” şeklindeki abuk sabuk lafları, ‘dokunulmaz öğretiler’ gibi gösteriliyor. Tam tersine, bu sözlerin olağanüstü bir sorumsuzluk ve (adını açıkça koyalım artık) ‘ultra-bölücülük’ anlamına geldiğini gizlemeye çalışıyorlar. Prof. Ali Erbaş’ı eleştirene adeta ‘Şer’an, katli vaciptir’ diye hücum ediyorlar.