Devleti yönetenler, yüksek bürokrasi, eskilerin deyimiyle “rical-i devlet”, alışık olduğumuz üzere, sıradan ve yavan bir protokol görevi olarak geçiştirdi kutlamaları. Salgın hastalık nedeniyle alınan önlemler de gerekçe gösterildi. Törenlerde sadece, protokol üyeleri arasında fiziksel mesafe yoktu. Atatürk’le aralarındaki düşünsel ve siyasal mesafeyi de korudular. Bu mesafe konuşmalarına, mesajlarına yansıdı.
Önceki gün bir kez daha gördük; Atatürk’ün önderlik ettiği Cumhuriyet Devrimi’nin kazanımlarının toplumsallaşması, siyasallaşması, her önemli olayla, değerinin daha çok farkına varılması, Türkiye’yi birleştiriyor. Bütünleştiriyor.