Libya’ya asker gönderme tezkeresi, iktidar açısından tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi, muhalefeti ‘milli dava’ sopası ile sıkıştırarak, iç politikada yaşadığı irtifa kaybını giderme ve kendisini siyasetin belirleyici öznesi haline getirme taktiğinin bir manivelasıydı. Ancak bu kez işler, o kadar yolunda gitmedi. Seçimlerde yaşanmış olan ve Erdoğan’ı zora sokan kutuplaşma bu tezkereye damgasını vurdu. Sokağa çıkıp halka sorduğunuzda da, “Ne işimiz var Libya’da? Hele de ekonomi bu haldeyken” diyenlerin sayısı da hiç az değildi.
İktidar buna rağmen Libya konusundaki pozisyonunda ısrar eder gözükse de, eli öncesi kadar güçlü değildi artık.