2019'un en iyi yerleştirmeleri

ASLI İZMİRLİ

Online sanat platformu ‘artsy.net’, 2019 yılının en iyi kamusal sanat yerleştirmeleri listesini yayınladı. Eserler, yaratıcı mesleklerden insanları kamusal üretimler için bir araya getiren Sokak Sanatı Projeleri’nin (UAP) küratör komitesi tarafından seçildi. Liste yayınlanırken komiteden küratörlerin eserlerle ilgili notları da paylaşıldı.

En inovatif ve çarpıcı heykel, ışık yerleştirmesi ve murallardan oluşan listedeki eserlerin tümü kimlik, politika, iklim değişikliği ve toplumla ilgili tartışmaların etrafında şekilleniyor.

Sabine Hornig, Shadows, Sidney

Fotoğraflar: artsy.net

“Sabine Hornig’in ‘Shadows’u (Gölgeler olarak çevrilebilir) Sidney’nin International Towers kulelerinin halka açık avlusunu, zaman ve manzara içinde kayda değer bir yolculuğa çeviren, karmaşık, iddialı ve alana özgü bir eser. Sidney Limanı kıyılarındaki Barangaroo’nun gelişiminin bir parçası olarak, Hornig, sömürgecilik öncesi dönemin doğal ormanlarını ve bitki örtüsünü anımsatan bir dizi görüntü oluşturmak için yerli bitkileri ve topografik detayları fotoğrafladı.”

 – Nicholas Baume, Direktör ve Baş Küratör, Public Art Fund

Rafael Lozano-Hemmer, Border Tuner, ABD – Meksika sınırı

“Lozano-Hemmer’in geniş ölçekli yerleştirme, performans, robotik ve sosyal söylemleri harmanlayarak, El Paso ve Ciudad Juárez’in iç içe geçen kültürleri hakkındaki olumlu karşıt-anlatıları vurgulayarak, daha az anlatılan bir hikaye paylaştı. Zorlu bir kamusal proje olarak eser, iki farklı şehirde bulunup çok fazla şey paylaşan yabancıların arasında şiirsel bir köprü haline getirebildi.”

– Nicholas Baume, Direktör ve Baş Küratör, Public Art Fund

Simone Leigh, Brick House, New York City

“Simone Leigh’in 16 feet (yaklaşık 5 metre) yüksekliğinde kadın figürü, eksik gözleri ve afro stili saç örgüleriyle göze çarpıyor. Bu büst önce kare bir temelin, sonra da sağlam ve eteksi bir formun üzerine oturuyor. Brick House, tanrımsı bir varlık olarak gözleri olmasa da altındaki kenti izliyor.”

– Julia Friedman, Küratöryel Üst Yönetici, Madison Square Park Conservancy

Kehinde Wiley, Rumors of War, New York City ve Richmond, Virginia

“Rumors of War, eril askeri cesaret kavramının kamusal heykellerdeki yansımasını irdeliyor. Saçları rastalı, çağdaş stilde kapüşonlu bir giysi giyen bir adam, atın üzerinde oturuyor, atın ön bacağı havada, kuyruğu rüzgarda dalgalanıyor. Dizginleri çeken figür, atın kontrolünü tamamen elinde tutuyor. Wiley’nin heykeli, anıt türüne nadir bulunan güç ve ihtişamı verirken, aynı zamanda bu tür anıtlarda kutlanan erkeksi ve devlet onaylı şiddeti sorguluyor.”

– Julia Friedman, Küratöryel Üst Yönetici, Madison Square Park Conservancy

Nell, Eveleigh Treehouse, Sidney

“Nell’in Gadigal topraklarında yer alan Eveleigh Treehouse’u, bulunduğu parkın içindeki yürüyüş yoluna bağlanan iki ağaç evi ile doğa, mekan ve tarihle bir araya geliyor. Bu yerleştirme için bölgenin yerel topluluğundan 400’den fazla gönüllü, kendi metal yapraklarını döverek hazırladı. Kendisi de burayı ‘dünyevi yaprak tapınağı’ olarak adlandırıyor.”

– Natalie King, Küratör ve Editör

Jenny Holzer, Vigil, New York City

“Jenny Holzer’ın Vigil’ı, New York’taki bir dönüm noktası olan Rockefeller Center’da akan, silah şiddetinin dehşetini ve tahribatını anlatan, geceleri yayınlanan bir metin projeksiyonu. Holzer, sloganları, gençlerin şiirlerini, şahitliklerini ve ‘çapraz ateşe tutulduk. Ben bir AK-47 ile vuruldum’ gibi uyarılarını, insanlığa ait kitlesel katliamlarla yüzleşmek için kullanıyor. İki gece süren nöbet, katliama karşı biraz anıt, biraz kampanya, biraz da itiraz niteliği taşıyordu.”

– Natalie King, Küratör ve Editör 

XU ZHEN®, Evolution-Multi-functional trainer, Şangay

“XU ZHEN®, kavramsal ve popüler stratejilerle sosyal eleştiriyi kışkırtan eserler yaratırken medyayı uygun şekilde manipüle etmesiyle dünyaca ünlüdür. En son çalışması olan ‘Evolution-Multi-functional trainer’ çelik, reçine ve boyadan oluşan, ortalama bir insan tarafından kontrol edilemeyen, önüne gelen her şeyi yıkıp geçen bir makine. Eser, sonsuz güç arayışı ve insanın süper kahraman olma yanılsamasına gönderme yapıyor.”

– Venus Lau, Sanat Yönetmeni, K11 Art Foundation

Klaus Littmann, FOR FOREST—The Unending Attraction of Nature, Klagenfurt, Avusturya

“Harika bir düşünce deneyi gerçekleştiren Klaus Littmann, Avusturya’nın Klagenfurt kentindeki Wörthersee Stadyumu’nda bir Orta Avrupa ormanı kurdu. ‘FOR FOREST—The Unending Attraction of Nature’,  hava ve mevsimle birlikte durmadan değişen bir oyun alanında yeşeren 300 ağaçtan oluşuyor. Tribünden izlenen eser, ‘ağaçlarımız yakılıp kesilirken gözlemci olmak bizi tatmin ediyor mu, yoksa daha sert önemler alınmalı mı?’ diye soruyor.”

– Nick Mitzevich, Direktör, National Gallery of Australia

Yhonnie Scarce and Edition Office, In Absence, Melbourne

“Sanatçı ve mimar arasında şaşırtıcı derecede güzel bir diyalog olan ‘In Absence’, su ürünleri yetiştiriciliği, tarım, gıda hasadı ve mimari etrafında şekillenen Aborjin tarihini anlatıyor ve sömürgecilikten çok daha önce var olan ilk milletlerin bilgi ve becerisine saygı duruşu niteliği taşıyor.”

– Natasha Smith ve Ineke Dane, UAP Küratöryel Takımı

Rael San Fratello, Teeter-Totter Wall, ABD – Meksika sınırı

“Bir grup çocuk, yarım saat boyunca Meksika askerlerinin ve ABD sınır devriyesi ajanlarının gözetiminde, iki milletin sınır duvarında pembe tahterevallilerle oynadılar. Bu sevinç anını yaratan ise mimarlık stüdyosu Rael San Fratello. ‘Teeter-Totter’ aracılığıyla sanatçılar, bir oyun ve neşe anı yaratarak, bu ulusların eylemlerinin, iki tarafta yaşayan insanları nasıl derinden etkileyebileceğini açıklıyor.”

– Nick Mitzevich, Direktör, National Gallery of Australia

Tomás Saraceno, Aero(s)cene: When breath becomes air, when atmospheres become the movement for a post fossil fuel era against carbon-capitalist clouds, Venedik

“Evrenin bir köşesi bile olsa, Tomás Saraceno onu aşar ve ortak düşünce sınırlarına savaş açardı. Bu yılki Venedik Bienali’nin en narin ama göze çarpan eseri, tüye benzeyen bir materyalle bir iskelenin sonuna asıldı. Havada süzülen eser, ışık ve gölgenin element güdümlü yapısını kırıp döküyor.”

– Natasha Smith ve Ineke Dane, UAP Küratöryel Takımı

Toronto Biennial, The Shoreline Dilemma, Toronto’nun çeşitli mekanları

“Küratörlüğünü Candice Hopkins ve Tairone Bastien’in yaptığı Toronto Bienali, kentin Ontario Gölü yanındaki konumunu, ‘The Shoreline Dilemma’ için başlangıç noktası olarak kullandı. Bu şekilde Bienal, sömürgecilik ve sanayileşmenin sonucu olarak, bölgenin son 12 bin yıldaki değişimlerine dikkat çekti. Gölün sürekli değişen sınırları, esas soruyu araştırmak için önemli bir metafor sağladı: İlişkili olmak ne anlama geliyor?”

– Natasha Smith ve Ineke Dane, UAP Küratöryel Takımı

Yerleştirmelerle ilgili daha detaylı yorumlara ve farkı görsellere artsy.net‘ten ulaşabilirsiniz.