Washington Post: IŞİD Reyhanlı'yı 'özel AVM' gibi kullandı, Türkiye örgüte kırmızı halı serdi

 

Kafa kesme görüntüleriye tüm dünyada korku salan radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü Irak ve Suriye’de ilerlemeyi sürdürürken, Amerikan gazetesi Washington Post Türkiye’nin örgütün güçlenmesindeki sorumluluğunu irdeleyen çarpıcı bir haber yayımladı. Haberde özetle, ‘Türkiye ektiğini biçiyor‘ denildi.

‘Artık dış yardıma ihtiyacımız yok’

isid
Fotoğraf: Reuters

 

Türkiye İslamcı savaşçılar üzerindeki baskıyı artırmakta geç kaldı’  başlıklı haberde, AKP hükümetinin IŞİD’e bir zamanlar ‘kırmızı halı serdiği‘ ve IŞİD’in Reyhanlı’yı ‘özel alışveriş merkezi‘ olarak kullandığı belirtiliyor.

Gazetenin muhabirleri Anthony Faiola ve Suad Mekhennet’le  röportaj için Suriye’den ‘özel olarak‘ Reyhanlı’ya ‘teşrif eden‘ bir IŞİD komutanıysa, ”Savaşın başında bize katılan savaşçıların çoğunluğu, malzeme ve teçhizatımız Türkiye üzerinden geldi‘ diyor.

Komutanın Türkiye’nin örgüte baskıyı artırmasına rağmen gelinen nokta için yaptığı tespit ise bir tür ‘Afrikalaşma‘ sürecine işaret: ”Öyle güçlendik ki, artık Türkiye sınırına ihtiyacımız yok… Artık silahları dışarıdan almaya da gerek kalmadı.”

‘Son model Samsung telefon depoluyorlardı’

Haberin tam metni şöyle:

Irak Şam İslam Devleti’nin cihatçıları Irak’taki ani saldırılarıyla ‘Ortadoğu’nun en korku salan örgütü‘ sıfatını kazanmadan önce, Türkiye’nin Suriye sınırındaki bu kasabasını (Reyhanlı) özel alışveriş merkezleri gibi görüyordu. Ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın her tür düşmanına yardım etmeye hevesli Türkiye de örgütün önüne kırmızı halı serdi.

Yerel halk baklavacı ve kebapcıların arasındaki tozlu pazar tezgahlarında İslamcı savaşçıların gizleme gereği görmeden üniforma ve son model Samsung telefonlar depoladığını anlatıyor.

‘Türkler gözlerini kapadı’

İstanbul'da düzenlendiği iddia edilen IŞİD toplantısı.
İstanbul’da düzenlendiği iddia edilen IŞİD toplantısı.

 

İslam Devleti (İD- IŞİD) ve El Nusra Cephesi’nin üyeleri, Türkiye hastanelerinde tedavi gördü. En önemlisi, Reyhanlı ve diğer kasabalar yabancı savaşçılarla silahların sınırdan geçiş istasyonu haline gelirken, Türkler gözlerini kapadı.

Geçen yıl arabalara yerleştirilmiş bombalarla düzenlenen iki devasa saldırının 52 kişiyi öldürdüğü Reyhanlı’da, yerel siyasetçi Tamer Apiş, ”Türkiye Esad’a karşı herkese kucak açtı ve şimdi onlar ölüm saçıyor, hastalıklarının yayıyor. Ve bedeli hepimiz ödüyoruz” diyor.

Yetkililerin haziran ayında yakındaki bir kentte patlayıcı dolu bir araç bulması, İslam Devleti tarzı bir mezhepçi fitne kampanyasının Türkiye’ye taşınacağı yönündeki korkuları artırmış. Apis, ”Bu, Türkiye’nin de dahli olan bir pislik” diyor.

ABD ordusu, Irak ve Suriye’de geniş bölgeleri kontrol altına alan İslamcı militanlara karşı hava saldırıları düzenleyerek Irak semalarında yeniden faaliyete geçti. Fakat o militanlar güçlerini kısmen, bir NATO üyesinin stratejik önemde hayati bir tedarik rotası ve savaşları için giriş noktası olan sınırlarını aylar boyu kullanarak artırdı.

Türkiye’de korku artıyor

İslam Devleti’nin artan gücü karşısında Türkiye baskıyı artırdı. Yetkililer ABD ve Avrupa hükümetleriyle işbirliği yaparak, Suriye’ye girmeye çalışan yabancı savaşçıları gözaltına almak için yeni önlemler getirdi; silah ve teçhizatın sınırdan geçişini engellemek için askeri bir girişim başlatıldı.

Irak'taki IŞİD militanları
Irak’taki IŞİD militanları

 

Fakat giderek genişleyen bir ihtilafın girdabı içindeki bölgede, Türkiye kendi ektiğini biçiyor. Bir zamanlar taktiksel olarak yardım ettiği isyancılarla sınırda çatışmaya giriyor.

Sınırı aşan şiddet olaylarıyla boğuşuyor, ticaret rotaları kesintiye uğradı ve rakip muhalefet gruplarından İslam Devleti’ne katılanlar arttıkça, Türkiye’nin kasabalarında da korku artıyor.

Ve yeni önlemlere rağmen, İslam Devleti hala Türkiye’deki şebekeler vasıtasıyla sınırdansızmaya devam ediyor. Bu durum da kurbanlarını halkın önünde öldürmesi ve kafa kesmesiyle tanınan radikal Sünni grubun durdurulması yönündeki uluslararası çabalara dair şüphe yaratıyor.

‘Gelmek zorlaştı ama imkansız değil’

(Fotoğraf: DHA)
(Fotoğraf: DHA)

 

İslam Devleti’nin üst düzey komutanlarından 27 yaşındaki Ebu Yusuf, Reyhanlı’da hareket halindeki beyaz bir Honda’nın arka koltuğunda yaptığımız söyleşide, ”Türkiye’ye gelmek eskisi kadar kolay değil. Benim de kaçakçılarla bağlantı kurmam gerekti ama gördüğünüz gibi bunun hala yöntemleri var” dedi.

Türkiye’nin daha laik sokaklarına karışabilmek için polo yaka bir t-shirt giyip beysbol şapkası takan Yusuf ekliyor: ”Biz ülkelere inanmıyoruz. Amacımız, bütün sınırları yok etmek. Bizim için önemli olan, İslam ve Sünnilerin hakimiyeti.

ABD’nin bölgedeki rolünü sorduğumuzdaysa, Yusuf şu yanıtı veriyor: ”ABD’den korkmuyoruz. Biz sadece Allah’tan korkarız. Bizimle savaşan herkesle savaşırız. Eğer ABD bizi çiçekle vurursa, biz de onları çiçekle vururuz. Eğer ateşle vururlarsa, onları kendi topraklarında da, ateşle vururuz. Bu, diğer bütün Batılı ülkeler için geçerli.

‘Erdoğan karizmatik bir otokrat, Suriye politikası geri tepti’

Rakka'da kadınları zina yaptıkları gerekçesiyle taşlayarak öldüren IŞİD militanları.
Rakka’da kadınları zina yaptıkları gerekçesiyle taşlayarak öldüren IŞİD militanları.

 

Esad’ın eski dostu Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye liderinin muhaliflere karşı 2011’de kanlı bir saldırıya girişmesi sonrasında Şam’la ilişkileri kopardı. Erdoğan hızla, Suriye liderinin devrilmesi için yapılan uluslararası çağrıları en yüksek sesle dillendiren kişilerden biri haline geldi.

Fakat bir zamanlar Ortadoğu çapında yeni-Osmanlı bir nüfuz alanı inşa etme isteğiyle yanıp tutuşan bu karizmatik otokrat açısından, Suriye muhalefetinin geniş bir kesimini taktiksel olarak destekleme girişimi geri tepti. Bu durum, kendisi için ülke içinde ve dışında bir dizi başarısızlığa yol açtı.

İslam Devleti, Kuzey Irak’taki ilerleyişi sırasında 80 Türkiyeliyi rehin aldı; bu kişilerin bir kısmı hala esir.

Suriye ihtilafının başından bu yana 1 milyondan fazla sığınmacı Türkiye’ye akın etti. Bunun Türkiye için maliyeti, 3 milyar doları aşmış durumda. Suriye ve Irak sınırlarında ticaret ve iş dünyası milyarlar kaybetti.

‘Daha fazla bela geliyor’

Reyhanlı saldırıları
Reyhanlı saldırıları…

 

Suriye’deki ihtilafın başından bu yana işleri yüzde 60 oranında kesintiye uğrayan Reyhanlı’daki Rey-Tur’un sahibi Hüseyin Sürücü, ”Bu durum bizi yok ediyor’‘ diyor. Geçen yıl kasabayı vuran bombalardan biri, şirketinin birkaç metre ötesinde infilak etmiş, Sürücü bir aile dostunu kaybetmişti. Şimdi, ”Hepimiz korkuyoruz çünkü daha fazla belanın geldiğini biliyoruz” diyor.

Türkiye’deki yetkililer kamuoyu önünde, Suriye muhalefetinin daha anaakım kesimlerine destek beyan etti. Ancak aşırılıkçı gruplar ihtilafın son dönemdeki aşamalarında ancak terör örgütü ilan edilebildi. Ve Batılı diplomatlar, yerel yetkililer ve güvenlik uzmanlarına göre Türkiye, muhalifler arasında kimin kime sadık olduğunu bilmenin zorluğu nedeniyle silah ve savaşçıların sınırı ayrım yapılmaksızın geçmesine izin verdi.

Batı’yla işbirliğinde pürüz var

suriye1
Fotoğraf: Reuters

 

En büyük endişelerden biriyse, birçoğunun ABD ve Avrupa pasaportu taşıdığı da bilinen ve giderek radikalleşen binlerce yabancı savaşçı. İsminin verilmesini istemeyen üst düzey bir Türk yetkili, ‘yanlış kişilerin‘ sınırı geçmesini engelleme çabalarında kendilerine yeterince yardımcı olmadıkları için Batılı müttefiklerini suçladı.

Buna göre, sözgelimi, Avrupa hükümetleri özel hayata ilişkin yasaları gerekçe göstererek Türkiye istihbaratına şüpheliler hakkında yetersiz bilgi verdi. Yetkili, ”Bize sahip oldukları bütün bilgiyi vermiyorlardı” dedi.

Ama bu durum değişti. Yetkiliye göre, Musul’un haziranda düşmesinden bu yana Avrupalılar ve Amerikalılar daha fazla ayrıntı paylaşıyor ve Türkler de yabancı savaşçı şüphesiyle daha fazla kişiyi tutukluyor. Ancak Türkiyeli yetkililer, son dönemde kaç kişinin tutuklandığına veya geldikleri ülkeye iade edildiğine ilişkin bilgileri paylaşmayı reddediyor.

PYD’yle işbirliği bile seçenek haline geldi

kurdistan isid1
Irak’ın kuzeyinde bir KDP binasını ele geçiren IŞİD militanları…

 

Bu arada, Türkiye’nin Suriye ihtilafına ilişkin hesapları da hızla değişiyor. Türkler, silahlı yoldaşları Türkiye’ye karşı uzun bir gerilla savaşı vermiş ayrılıkçı bir grup olan Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile işbirliği amaçlı görüşmeler başlattı.

Bu muhtemel ittifakın sebebi şu: PYD Suriye’de geniş bir toprak parçasını kontrol ediyor ve İslam Devleti’ne karşı savaşıyor.

‘Komutanlarımız Türkiye’de tedavi gördü’

Fakat Türkiye’nin u-dönüşü çok geç ve yetersiz olabilir.

Suriye’den Reyhanlı’ya Washington Post’la röportaj için gelen İslam Devleti komutanı Yusuf, şu anki başarılarının bir kısmı için Türkiye’ye teşekkür etmeleri gerektiğini ima etti.

Yusuf, ”Bazı savaşçılarımız, hatta üst düzey üyelerimiz Türkiye hastanelerinde tedavi gördü. Ve savaşın başında bize katılan savaşçıların çoğunluğu, malzeme ve teçhizatımız Türkiye üzerinden geldi” diye konuştu.

Yusuf, son dönemdeki baskı nedeniyle Türkiye’yi bir tedarik rotası olarak kullanmalarının zorlaştığını kabul etti. Fakat ona göre grup, Sünni aşiretler arasından hızla müttefik kazandığı Irak’ta öyle güçlendi ki, artık Türkiye sınırına ihtiyacı yok.

Yusuf, ”Şu an Irak’tan yeterli miktarda silah geliyor ve Suriye’de bile yeterince silah satın alabiliyoruz. Artık silahları dışarıdan almaya pek ihtiyaç kalmadı” dedi.

Petrol kaçakçılığı da sınır tanımıyor

isid18

Türkiye, Suriye ve Irak’tan gelen kaçak yakıt için kazançlı bir piyasa, ki bu yakıtın bir kısmının İslam Devleti’nin kontrolündeki bölgelerden geldiğine neredeyse hiç şüphe yok.

Suriye sınırındaki tepelerin gölgesinde kalan Hacı Paşa kasabasında, onlarca çiftçi ve işçi meslek değiştirmiş durumda. Artık yakıt kaçakçılığı yapıyorlar.

Bu kasabadan yakın zamanda geçtiğimiz sırada, yasal fiyata satılmak üzere traktörlerden 60 litrelik depolara yakıt çeken Türkleri gördük. Bu yakıtın İslam Devleti’nin kontrolündeki bölgelerden gelip gelmediğini sorduğumuzda, sonradan kaçakçı olan 35 yaşındaki ‘Takim’ isimli işadamı, ”Burada, bu tür soruları sormuyoruz” yanıtını veriyor.

* Yetkililerin son baskınları, Suriye ve Irak’tan gelen yakıtı ‘kara’da çekmeyi engellemiş. Dolayısıyla becerikli yerel halk sınırda, onlarca derme-çatma boru hattı inşa etmiş.

Yakın zamanda bir akşam üzeri, Türkiye ordusu tarafından yok edilmekte olan bu boru hatlarından birinden dumanlar yükseliyordu. Kaçakçı olduğunu söyleyen 39 yaşındaki Tahir, askerleri bir arkadaşının evinin çatısından izlerken, ”Sorun yok. Bunlardan daha çok var” diyordu…