Eğer hak, hukuk ve insanların doğuştan gelen özgürlükleri zor zamanların getirdiği şartlara feda edilebilir bir teferruat haline dönüşürse o toplumda ortak bir millet anlayışının ve güçlü bir devletin oluşması mümkün değildir. Böylesine zor zamanlarda ‘vatanın bekası’ gibi bazı kavramların dayanılmaz bir cazibesi olsa da, esas olan her şartta ‘adalet’ ve ‘özgürlük’ gibi değerlerin korunabilmesidir.
Unutmayalım ki kendisiyle barışık, özgüven sahibi milletler bir yandan vatanın bekasına önem verirken, bir yandan da sloganların cazibesine kapılmadan toplumu barış içinde bir arada tutan değerleri, adaleti ve hakkaniyeti en üstte tutmayı bir vecibe olarak görürler.