Bir yanda Barış İmzacısı akademisyen meslektaşlarıyla fikir tartışamayan, onların hapse atılmaları için hazırlanan yola taş döşeyerek iktidara yaranmaya çalışan utanç akademisyenlerinin ağzından ayar verenler ve TBMM’nde Atikhisar Su Havzasında maden şirketleri eli ile yaşanan ağaç ve doğa katliamının araştırılması için komisyon kurulmasına ilişkin araştırma önergesine ‘hayır’ diye el kaldıranlar…
Diğer yanda ise tüm baskılara karşı barış demekten vazgeçmeyen, Kazdağları’nda gece gündüz su ve vicdan nöbeti tutan, Salda Gölü için buluşan binler, milyonlar var.
Türkiye’nin içinde bulunduğu rejim krizi ise bir yandan iktidarın attığı adımlarla derinleşiyor. Kriz derinleştikçe rejim daha da hırçınlaşıyor. Bu eşitsiz baskı ve rant rejimi hızla sona yaklaşıyor.