Türkiye’nin son yıllardaki diplomatik adımları hep başarısızdır. Yüksek perdeden konuşan, seyahat etmekten hoşlanan, zirvelere katılmayı seven, sıkça tehdit eden, yerli yersiz arabulucu olmaya heveslenen diplomasi iflas etmiştir. En somut örneği de Kıbrıs’tır. Her ne kadar KKTC’deki yeni hükümet, Cumhurbaşkanı Akıncı ile kıyaslanmayacak kadar milli davada hassas olsa da, şimdiye dek o kadar çok yanlış yapılmış, öylesine büyük ödünler verilmiştir ki, toparlamak zordur. Arkasına ABD ve Avrupa’yı da alan Yunan – Rum tarafı, Türkiye’yi Kıbrıs’ta işgalci olarak gördüğü halde ve Yunanistan Ege Denizi’nde 18 Türk adasını işgal etmesine rağmen, Türkiye’nin geri adım atması istenmektedir.
Dahası var. Yunanistan, Ege Denizi’nde karasularını genişletme peşindedir. Sözde soykırım iddialarının en büyük destekçilerindendir. Buna karşılık; dünya ticaretinin yüzde 90’ı deniz yoluyla yapılırken ve Kıbrıs çevresinde Türkiye’ye kabaca 100 yıl yetecek kadar petrol ve doğalgaz olduğu belirtilirken, Türkiye halen, Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölgesini (MEB) ilan etmemiştir.
Barış Doster: Zirvelere katılmayı seven ve sıkça tehdit eden diplomasi iflas etmiştir
Okura not
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.