Operasyon komedyası!

Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğuna ilişkin iddialar, son yıllarda kronikleşen ‘yandaş medya – candaş medya’ tablosunu iyice renklendirdi. ‘Büyük Rüşvet’le birlikte, özellikle yazılı basın ‘geleneksel’ pozisyonunu almakta gecikmedi. Ancak hükümet yanlısı gazetelerin tutumu ‘geleneksel’in de ötesine geçti; ‘karanlık el’ler bulundu, ‘Gezi’nin penguenleri’ tatile çıkarıldı, ‘Vaiz lobisi’ teşhir edildi, hatta stratejik ortak ABD ve dolayısıyla Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘en çok telefonda konuştuğu’ lider ilan edilen Barack Obama düşman bellendi.

İşte operasyon komedyasının ilk 5’i:

Güneş gazetesinin 20 Aralık 2013 tarihli 1'inci sayfası.
Güneş gazetesinin 20 Aralık 2013 tarihli 1’inci sayfası.

1. PENGUENLER TATİLDE!

Erdoğan’ın müridi Ethem Sancak tarafından satın alındıktan sonra hükümete daha yakın bir çizgi benimseyen Güneş, ‘CNN Türk’ün penguenleri’ni tatile çıkardı. Gazete, operasyonun üçüncü günü 20 Aralık’ta ‘Penguenler tatile çıktı!’ manşetini attı. Spotta, ‘Gezi’de yer yerinden oynarken belgesel yayımlayan CNN Türk, en ateşli haberci oldu’ ifadesi tercih edilmişti. Nasıl saptadıysa ‘izleyicilerin de şaşkın olduğunu’ öne süren Güneş, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye bir kez daha sarsılınca CNN Türk, penguenleri tatile çıkartarak ateşli bir haberciliğe başladı. Ancak bu defa izleyiciler, aynı haberleri tekrar tekrar döndüren CNN Türk’ün abartılı tavrını garipsedi.”

Akşam'ın 18 Aralık 2013 tarihli 1'inci sayfası.
Akşam’ın 18 Aralık 2013 tarihli 1’inci sayfası.

2. ‘TÜRKİYE’NİN ÜZERİNDEKİ KARANLIK EL’ NİHAYET BULUNDU!

Yine Ethem Sancak’ın satın aldığı Akşam, operasyonun daha ikinci gününde ‘Türkiye’ye komplo kuran karanlık el’i tespit etmişti. Gazete 1’inci sayfasında gözatındaki bakan çocukları ve kişilerin ne fotoğraflarına, ne de isimlerine yer verdi. Bunun yerine, Türkiye haritasının üzerine gri renkli bir karanlık el yerleştirilmiş bir görsel kullandı. Spot da şöyleydi: “‘Dersanelerin dönüşümü’ tartışmasıyla başlayan kampanya seçime ayarlı bir operasyonla devam etti. MGK kararları, fişleme iddialarının ardından dün başlatılan operasyonla aralarında bazı bakanların çocukları, işadamları, bürokratlar ve bir belediye başkanının da bulunduğu 49 kişi gözaltına alındı.

Takvim'in hedefinde, 'Vaiz lobisi' vardı.
Takvim’in hedefinde, ‘Vaiz lobisi’ vardı.

3. BİR TAKVİM KLASİĞİ

Takvim gazetesi de, ‘operasyonun şifrelerini’ daha ilk günden çözmüştü. Gezi eylemlerinde parktaki bir ağaçla ve CNN programcısı Christiane Amanpour’la hayali söyleşiler yapan gazete, 18 Aralık’ta ‘Vaiz lobisi’ manşetiyle çıktı. Spot ‘olağan şüpheliler’e işaret ediyordu: “Yeni Türkiye’yi hedef alan içki, sigara, ilaç ve faiz lobisi Gezi’de başarılı olamadı. Baronlar bu kez seçim öncesi içerideki uzantılarıyla birlikte harekete geçti.” ‘Küresel saldırı’ tespiti yapan manşet haberin içindeyse, en saygın haber ajanslarından Reuters hakkında şu ifade yer alıyordu: “Türkiye şok gözaltılarla sarsılırken ilk haberi dünyaya, baronların Reuters ajansı verdi.”

Sabah'ın 19 Aralık 2013 tarihli 1'inci sayfası.
Sabah’ın 19 Aralık 2013 tarihli 1’inci sayfası.

4. BAŞARIYI ÇEKEMEDİLER!

İlk gün ‘Kaset olmadı dosya verelim’ manşetiyle çıkan Sabah gazetesiyse, operasyonun ikinci gününde ‘komplocu odakların sinsi tezgahı’nı deşifre ediyordu. Gazetenin 19 Aralık tarihli 1’inci sayfasında, ‘Neden o bakanlar?’ sorularının yanıtları – pek de somut verilere dayanmayan bir biçimde – tek tek veriliyordu. Buna göre, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ‘faiz lobisine karşı mücadelede başı çektiği’, İçişleri Bakanı Muammer Güler de ‘polis ve polis istihbarattaki derin yapıları tasfiyeye hazırlandığı’ için hedef alınmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a, ‘hükümetin en iddialı ve başarılı olduğu alan’, yani toplu konut seferberliği nedeniyle fatura kesilmişti. Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın suçu da, bankanın bölgesel işlemlerde kilit öneme sahip olmasıydı…

20140110 habertuk izzet capa5. BU DA SABAH’IN PENGUENİ…

Sabah, operasyonun üçüncü gününde de, bir gazetenin en önemli yeri addedilen sağ göbek sayfasının manşeti için ilginç bir tercih yapmıştı: ‘Kongre Vadisi’nde müzik tartışması.’ Haber, Aydın Doğan’a ait Hilton Oteli’nin, eğlence sektörünün meşhur ismi, aynı zamanda Hürriyet’in söyleşicisi İzzet Çapa’ya ait iki eğlence mekanını ‘yüksek ses’ gerekçesiyle dava etmesini anlatıyordu. Ancak Türkiye’nin yolsuzluk iddialarından başka bir şeyi konuşmadığı bir zamanda bu habere niçin bu kadar değer atfedildiği pek anlaşılmıyordu…