Yolunda gitmeyen çok şey var.
Başbakan’ın hem savcı hem de yargıç olarak verdiği kesin hükümlere kimse uymuyor.
Koskoca devlet aparatı -kanunsuz emre uymayanlara sürgün tehdidi var iken bile- tek bir delil icat edemiyor.
Başbakan’ın “yakında açıklayacağız” vaatleri boş çıka çıka, tutmayan dizi filmlerin fragmanları gibi artık izleyici toplayamıyor.
Diyorsunuz ki koskoca bir Başbakan; elbette bir bildiği olmalı.
Vizyon Belgesi’nde vurguladığı “Cumhurbaşkanı olursam hukuk devletini geliştireceğim” vaadini ciddiye aldıysanız hata edersiniz.
Başbakan, yılların birikimini, karizmasını, arkasındaki halk desteğini ve cumhurbaşkanlığına sıçrama çabasını çaresizlik içinde tüketmekle meşgul. Doğal yargıç misali hüküm vermesi de bu yüzden.
Diken battığı yerden çıkar.
Başbakan, yolsuzluk davalarının kamburunu, yargıyı zapt u rapt altına alarak gizlemeye ve şahitleri suçlu ilan ederek kendini temize çıkarmaya çalışıyor.
Doğrusunu isterseniz beceremiyor.
Asa henüz elinde iken yapabildiği bundan ibaret ise sonrasını varın siz düşünün. Cumhurbaşkanı seçilirse, artık mühür elinden alınmış olacak, hükmü kalmayacak; seçilemezse otoritesi de karizması da darmadağın olacak.
Demek ki emri altındakiler zaman kazanmaya ve durumu idare etmeye çalışıyorlar.
Biz de öyle yapalım: En doğal yargıcımızı ciddiye almaktan vazgeçip, işimize gücümüze bakalım.