Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yüksek binalara ‘Dur’ denmesi gerektiğini savunarak, “Bizim gelecek nesillere Mimar Sinanların bize bıraktığı eserleri bizim de bırakmamız gerekiyor” dedi.

İkinci Kentsel Gelişim Zirvesi’nde konuşan Kurum, ‘2023 şehircilik vizyonu’ adında bir çalışmanın olduğunu söyleyip bakanlık olarak bu çalışmada mimari yapıların nasıl olması gerektiğini ortaya koyacaklarını belirtti.
‘İlla betonarme olmak zorunda değil’
Bakan, bir zamanlar Türkiye’de yüksek binaların gerçekten ihtiyaç olduğunu dile getirerek, “Ancak yüksek binalar bizleri gerçekten rahatsız ediyor” dedi.
Şehirler için kentsel dönüşüm planlarının yapılması gerektiğini ifade eden bakan şöyle devam etti: “Bugünkü teknolojide bunların daha iyisini yapabilme imkanımız var. Gelecek nesillere bizim de ecdadımız bunları yaptı diyebilecekleri eserlerimizi bırakmamız gerekiyor. Her ülkenin kendine özgü bir kültürü, mimarisi olması gerekiyor. Artık bizim şehirlerimizin hepsi birbirine benzer. Eskiden baktığınızda Selçuklu Osmanlı döneminde dahi farklılıklar vardı. 300-400 sene sora biz bu dönemde şu eseri yaptık diyebileceğimiz projelere ihtiyacımız var. Bu illa betonarme olmak zorunda da değil. Ecdadımızın yaptığı hala ayakta olan ahşap binalar var.”
Geçtiğimiz günlerde Toplu Konut İdaresi (TOKİ), İstanbul’da 76 dev projede imar yasalarına aykırı olarak kullanılan fazladan alanın dükümünü tek tek çıkarmıştı.
Bircoğu gökdelenlerden oluşan projelerde fazladan kullanılan metrekare rakamı 12 milyon 400 bin olarak hesaplanmış, böylelikle elde edilen haksız kazancın 240 milyar 234 milyon 265 bin lira olduğu belirtilmişti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2017’de İstanbul için, “Biz bu şehrin kıymetini bilemedik, biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz. Bundan ben de sorumluyum” demişti.
‘Şehirler yağışları kaldıracak durumda değil’

Kurum, kentsel dönüşümle birlikte şehirlerin iklim değişikliğinden kaynaklı tehditle karşı karşıya olduğunu kaydederek, şehirlerin alt yapısının bu değişiklikten kaynaklı olarak yağışları kaldıracak durumda olmadığını vurguladı.
Buna ilişkin tedbirlerin alınması gerektiğini belirten bakan, “Yağış sonrasında çevreye verilen zararlar ve maliyetleri kat kat artan yeni yapılara sebep oluyor. Dolayısıyla biz bu eylem planında da şehirlerimizin alt yapısıyla alakalı iklim değişikliğinden kaynaklı yapılması gereken her türlü alt yapıyı da yapıyor olacağız” diye konuştu.
‘Deprem için ne yaptığımızı bilmemiz gerekiyor’
Kurum Türkiye’nin deprem bölgesi bir ülke olduğunu hatırlattı: ‘‘Türkiye’de yaklaşık 5 milyon konutun dönüşmesi gerekiyor. Çok yol kat ettik, çok dönüşümler yaptık ancak biraz daha planlı, şehir ölçeğinde planlayarak, ne yaptığımız bilerek projeler gerçekleştirmemiz gerekiyor. Görüşlerin bittiği, uygulamaya geçilen zamana geçmemiz gerekiyor. Bakanlık olarak yapmamız gereken en önemli işin kentsel dönüşüm olduğunu düşünüyoruz.”